Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye’nin, petrol fiyatlarındaki her artıştan doğrudan etkilendiğine dikkat çekilen raporlarda, riskin hem makroekonomik dengelere hem de vatandaşın cebine yansıyacağı vurgulandı.
CARİ AÇIKTA 18 MİLYAR DOLARLIK RİSK
Analizlere göre Brent petrol fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerini koruması halinde Türkiye’nin cari açığına yaklaşık 18 milyar dolarlık ek yük binebilir. Bu rakam, Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 1’ine denk geliyor.Bankalar, bu açığın teorik olarak finanse edilebileceğini belirtse de, döviz talebinin artmasıyla Türk lirası üzerindeki baskının güçlenebileceği uyarısında bulunuyor.ENFLASYONDA YENİ DALGA KAPIDA
Hollanda merkezli ING’nin modellemesine göre, petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artış Türkiye’de enflasyonu yaklaşık 1,10 puan yukarı çekiyor. Bu durum, akaryakıt fiyatları üzerinden ulaşıma, üretime ve gıda maliyetlerine zincirleme zam anlamına geliyor.Uzmanlara göre enerji maliyetlerindeki artış:Akaryakıt fiyatlarına zam,Ulaşım ve lojistik giderlerinde yükseliş,Sanayi üretim maliyetlerinde artış,Gıda fiyatlarında yeni bir enflasyon dalgasıgibi sonuçlar doğurabilir.DÖVİZ VE FAİZ DENGESİ ZORLANABİLİR
Artan enerji faturası, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını artırırken, kur üzerinde baskı oluşturabilir. Bu tablo, para politikası üzerinde de yeni bir sınav anlamına geliyor.Küresel petrol fiyatlarındaki seyrin önümüzdeki haftalarda nasıl şekilleneceği, Türkiye ekonomisinin kısa vadeli yönü açısından belirleyici olacak. Bankaların ortak uyarısı net: Enerji fiyatlarındaki kalıcı yükseliş, Türkiye için hem cari denge hem de enflasyon cephesinde ağır bir sınav anlamına geliyor.