PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, Rojava (Kuzeydoğu Suriye) bölgesinde yaşanan gelişmelere ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bozyel, SDG’nin Fırat’ın batısından başlayarak Rakka ve Deyrzor’dan Haseke sınırlarına çekilmesini kısa süre içinde gerçekleştirmesinin, Kürtler arasında şaşkınlık ve öfkeye yol açtığını belirtti.Bozyel, açıklamasında şunları ifade etti:“Suriye’de Kürtler bir yol ayrımında. SDG’nin üç-dört gün gibi kısa bir sürede kontrol ettiği alanlardan direniş göstermeden çekilmesi, genel bir şaşkınlığa yol açtı. SDG’nin askeri gücü ve kontrol ettiği coğrafya, Suriye’deki Kürt gerçeğini yansıtmaktan çok, konjonktürel dengelerin ürünüdür. ABD, SDG’yi IŞİD’e karşı mücadelenin bir parçası olarak kurdu ve Rakka ile Deyrzor’un güvenliğini SDG’ye bıraktı. Ancak SDG’nin yarıdan fazlası Araplardan oluşuyordu; dolayısıyla ne SDG tümüyle Kürt gücüydü ne kontrol ettiği alanlar Kürt coğrafyasına aitti.”Bozyel, SDG’nin çekilmesini tarihsel ve politik bağlamla değerlendirdi:“SDG’nin varlığı ve gücü, IŞİD’e karşı konjonktürel bir üründü ve sürdürülebilirliği baştan tartışmalıydı. ABD’nin HTŞ’den yana saf değiştirmesi ve İsrail’in güneyde aldığı tavizler, Şam’ın elini serbest bırakırken SDG’yi yaratan konjonktürü sonlandırdı. SDG içindeki Araplar da HTŞ tarafına kaydı ve bu durumda Rakka ve Deyrzor’u savunmanın anlamı kalmadı. SDG’nin çekilmesini yenilgi olarak değil, sahanın gerçekliği olarak değerlendirmek gerekir.”PSK Genel Başkanı, Suriye’deki Kürtlerin önünde iki temel görevin bulunduğunu vurguladı:“Birincisi, Rojava’da tüm Kürt bileşenlerini temsil eden Ortak Kürt Heyeti hızlı bir şekilde toparlanmalı ve Şam’la müzakerelerde etkin bir biçimde inisiyatif almalıdır. İkincisi, Kürt coğrafyasının bütünlüğü için bir yol haritası çizilmelidir. Afrin başta olmak üzere işgal altındaki bölgelerin Rojava ile bütünleşmesi sağlanmalı, bozulan demografik yapı onarılmalıdır. Bu kritik dönemde Güney Kürdistan’ın rolü çok önemlidir.”
Bozyel açıklamasını şu sözlerle tamamladı:“Olup bitenlerden rahatsız olmamak elde değil, ancak karamsarlığa da gerek yok. Gün ola devran döner. Her karanlık gecenin ardından doğacak bir gün vardır.”
Bozyel açıklamasını şu sözlerle tamamladı:“Olup bitenlerden rahatsız olmamak elde değil, ancak karamsarlığa da gerek yok. Gün ola devran döner. Her karanlık gecenin ardından doğacak bir gün vardır.”




















