ŞANLIURFA- Sergide, 1881 yılında çekilen ilk fotoğraflardan başlayarak Kızılkoyun’un arkeolojik kimliğini belgeleyen erken dönem görüntüler yer alıyor. Bu kareler, yalnızca birer kayıt değil; modernleşen dünyanın belleği niteliğinde. Urfa gibi binlerce yıllık geçmişe sahip bir şehirde ise bu fotoğraflar, adeta zamanın durduğu anları izleyiciyle buluşturuyor.Kayalık yamaca oyulmuş mezarlar, eski fotoğrafların rehberliğinde yeniden görünür hale gelirken, bölgenin taşları yüzyıllardır sessiz kalan hikâyelerini adeta fısıldıyor. 20. yüzyılın başlarından itibaren Kızılkoyun’un sessizliği yerini yaşam seslerine bırakıyor; 1900’lerin ortalarında bölge, hızla artan kent nüfusunun etkisiyle gecekondu yerleşimine dönüşüyor.Zamanla mezar odalarının üzerine inşa edilen evler, yaşamla ölümü aynı taşın iki yüzü haline getiriyor. Sergide yer alan arşiv fotoğrafları, hem bu dönüşümün tanığı hem de kentin toplumsal hafızasının önemli birer parçası.Taşların sessizliği ile insanların yaşam mücadelesinin iç içe geçtiği Kızılkoyun, bu sergiyle bir kez daha tarihle bugünü aynı karede buluşturuyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Avrupa Miras Günleri iş birliğiyle hazırlanan sergi, ziyaretçilere kentin kültürel mirasını yeniden keşfetme fırsatı sunuyor.





















emeği geçenleri kutluyorum