Bir şehrin kimliği, sadece tarihinden ya da kültürel mirasından ibaret değildir. Sokaklarının temizliği, caddelerinin düzeni, çöplerin toplanma biçimi, kaldırımların bakımı da o şehrin medeniyet seviyesinin aynasıdır. Şanlıurfa ise bu aynaya baktığında, maalesef görmek istediği manzarayı göremiyor.
“Temiz Şehir Şanlıurfa” sloganı kulağa hoş geliyor. Ancak bu slogana yakışır bir tablo görebilmek için şehrin merkezinde kısa bir yürüyüş yapmak bile yeterli: Kaldırımlarda gelişi güzel bırakılmış çöp poşetleri, parkların kenarına yığılmış plastik şişeler, yolları kaplayan ambalaj atıkları… Bu görüntü, kadim şehrimizin güzelliğini gölgeliyor.
Sorun sadece belediye hizmetlerinde değil, biz vatandaşlarda da. Temizlik, sadece görevli personelin işi değildir; bir toplumsal bilinç meselesidir. Bir yandan Göbeklitepe’yi “insanlık tarihinin sıfır noktası” olarak dünyaya tanıtırken, diğer yandan çöplerin arasında dolaşmak bu şehre yakışmıyor.
İlçe belediyeleri bu temizlik işine iyice eğilmeli. Her mahalleye özel temizlik planı yapılmalı, çöp toplama saatleri netleşmeli, personel sahada görünür olmalı. Büyükşehir Belediyesi ise sadece genel koordinasyonla yetinmemeli; ilçeleri düzenli olarak denetlemeli ve aksaklıkları yerinde tespit etmelidir.
Kış mevsimi de kapıda… Şimdiden önlem alınmazsa, ilk yağmurlarla birlikte yine aynı manzarayı yaşayacağız. Mazgallar temizlenmeli, su eğimleri kontrol edilmeli, yollar ve kaldırımlar kışa hazırlanmalı. Yağmur suyu birikintileri, hem araçlar hem yayalar için ciddi sorunlara yol açıyor. Bu basit ama önemli tedbirler, şehrin konforunu ve güvenliğini doğrudan etkiler.
Bir diğer önemli konu da sigara izmaritleri. Şehrin birçok noktasında, kaldırımların kenarında, park girişlerinde ve durak çevrelerinde izmaritler görmek artık sıradan hale geldi. Bu görüntü hem çirkin hem çevre için zararlı. Belediyeler sigara izmariti atmak için özel “izmarit köşeleri” kurmalı, vatandaş da sigara izmaritini yere atmayı alışkanlık haline getirmemelidir. Temizlik kültürü, küçük detaylarda başlar; yere atılan bir izmarit, aslında toplumsal duyarsızlığın simgesidir.
Artık sadece konuşma zamanı değil, hareket etme zamanı.
Şanlıurfa’da gerçek bir farkındalık oluşturmak için bu yazı bir çağrıdır:
“Temiz Şehir Şanlıurfa — Herkes Kendi Çöpünden Başlasın!”
Bu kampanya başlamalı. Belediyeler, sivil toplum kuruluşları, basın ve halk el ele vermeli. Televizyonlarda, radyolarda, bilbordlarda ve yerel gazetelerde bu kampanya duyurulmalı. Temizlik bilinci bir belediye projesi değil, bir şehir hareketi haline gelmelidir.
Belediyeler üzerine düşeni yapmalı ama vatandaş da sorumluluk almalı. Temiz şehir, sadece yönetim başarısı değil; aynı zamanda bir yaşam kültürüdür.
Şanlıurfa, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Bugün bizim görevimiz, bu medeniyet mirasına yakışan bir çevre bırakmak. Çünkü temiz şehir; sadece bir unvan değil, gelecek nesillere bırakılacak en değerli mirastır.



















