Son yıllarda motosikletli kuryelerin sayısı hızla artarken, bu artış beraberinde büyük bir trajediyi de getiriyor: Hayat garantisi olmayan bir meslek grubu.
Sabahın erken saatlerinden gecenin geç vaktine kadar direksiyon başında olan moto kuryeler, adeta zamanla yarıştıkları bir düzenin içinde hayatta kalmaya çalışıyorlar.
Siparişler yetişsin diye 14-15 saat boyunca motosiklet üzerinde akan trafikte ilerleyen bu insanlar, çoğu zaman kendi güvenliklerinden önce müşterinin kapısına uzanan süreyi düşünmek zorunda bırakılıyor. Yolda hızlı gitmek zorunda kalıyorlar çünkü sistem onları buna zorluyor. Bu hız ise hem kendi canlarını hem de trafikteki diğer sürücü ve yayaları tehlikeye atıyor.
Ne yazık ki işletmelerin önemli bir kısmı kuryeleri bir çalışan gibi değil, bir yüksek hız makinesi gibi görüyor. Kölelik düzenine benzer çalışma şartları, denetimsizlik, ağır iş yükü, düşük ücret ve güvenliksiz ortam… Üstelik tüm bunlara rağmen yetkili kurumlar gerekli adımları atmıyor; bir denetim yok, bir önlem yok.
Kuryeler ölmeye devam ederken devletin ilgili birimleri izlemekle yetiniyor.
Kuryelerin Bitmeyen Sorunları
SGK yok: Birçok kurye sigortasız çalıştırılıyor. Yarınları belirsiz.
Yeterli maaş yok: Aldıkları ücret, harcadıkları emek ve riskle karşılaştırıldığında çok düşük.
Can güvenliği yok: Kask dışında çoğu zaman hiçbir koruyucu ekipman sağlanmıyor.
Ölüyorlar, sahip çıkan yok: Bir kuryenin hayatını kaybetmesi sadece bir “trafik kazası” dosyasında unutuluyor.
Bu insanlar bir paket taşımıyor; hayallerini, sorumluluklarını, ailelerini taşıyorlar.
Ama en önemlisi: Hayatlarını taşıyorlar.Artık kimse kulaklarını tıkayamaz.
Kuryelerin sessiz çığlığı ölüm olup yükseliyor, bizlerin de bu sese kulak verme zamanı geldi.
Bu ülkenin her şehrinde her gün yüzlerce kilometre yol yapan moto kuryeler, insanca yaşamı ve insanca çalışma koşullarını hak ediyor. Onları görünmez kılan zihniyet değişmediği sürece, motosiklet seslerinin arkasında bir dram, bir acı ve bir ihmal gerçeği çalmaya devam edecek.
Yetkililere açık bir çağrı:
Kuryelerin canı “teslimat süresi” kadar değersiz değildir.
Önlem alın, denetim yapın, bu sorunu artık görün.
Çünkü bu insanlar yalnızca sipariş değil, hayat taşıyor.



















