İlhami Günbegi’nin görevden alınıp alınmayacağına dair tartışmalar, günlerdir Şanlıurfa’nın siyasi gündemini meşgul ediyor. Ancak bu konunun gündemde tutulması için harcanan efor, keşke şehrin gerçek sorunlarına yönlendirilseydi. Eğer aynı enerji Urfa’nın kronik problemlerine aktarılsaydı, bugün birçok mesele çözüme kavuşmuş olabilirdi.
Yıllardır görev yapmış eski belediye başkanları ve eski yöneticiler de biliyor ki Urfa kan ağlıyor. Sorunlar ise kartopu gibi büyüyerek devam ediyor. İntihar vakaları, cinayetler, uyuşturucu kullanımı, fuhuş, derslik yetersizliği, öğretmen açığı, ulaşım problemi, doktor eksikliği…
Liste ne yazık ki uzayıp gidiyor.
Tüm bu sorunlara çözüm üretmesi gereken siyasilerin, özellikle de iktidar partisine mensup isimlerin, bu alanlarda kayda değer bir çaba göstermemesi dikkat çekiyor. Buna karşın, günlerdir İl Başkanı İlhami Günbegi’nin görevden alınıp alınmayacağı tartışılıyor. Oysa bu tartışma Urfa’nın sorunlarını çözmediği gibi, daha da görünmez hâle getiriyor.
Burada Günbegi’yi savunmak gibi bir niyetim yok, zaten böyle bir şey de olamaz. Ancak şehrin gerçek gündemleri dururken bu tarz suni tartışmaların büyütülmesi, Urfa’ya kaybettirmekten başka bir sonuç doğurmuyor. Sorunlara odaklanmak, çözüm yolları aramak ve bu yolda mücadele vermek gerekirken; suni gündemler üzerinden şehir yönetilmez, sadece zaman kaybedilir.
Bu tartışmaların bir başka boyutu daha var:
AK Parti İl Başkanı’nın görevden alınıp alınmaması, tamamen AK Parti’nin kendi iç meselesidir. İl yönetimini ilgilendiren bu konu üzerinden muhalefetin siyaset üretmeye çalışması, kendi asli görevini unuttuğunun en açık göstergesidir. Bir ilin potansiyelini temsil eden parti teşkilatları, iç sorunlarıyla uğraşırken bile toplumsal meseleleri öncelemek zorundadır.
Ancak görüyoruz ki Urfa’daki bazı muhalif partiler, dik duruşlu siyaset üretmek ve şehrin kronikleşmiş yaralarına çözüm aramak yerine, bu iç mesele üzerinden gündem devşirmeye çalışıyor. Bu durum ise Urfa siyasetinin ne kadar basit ve yüzeysel bir zemine sıkıştığını gözler önüne seriyor.
Bu noktada muhalefete de birkaç söz söylemek gerekiyor. Toplumu aydınlatan, yönlendiren, toplumsal tepkiye öncülük eden yapı muhalefettir. Ne yazık ki Türkiye genelinde olduğu gibi Şanlıurfa’da da muhalefet, bu görevini layıkıyla yerine getiremiyor. Sessiz, etkisiz ve zayıf bir muhalefetin olduğu yerde toplumun sesi duyulmaz, sorunlar büyür, çözüm yolları tıkanır.
Sonuç olarak; şehrin gerçek gündemi konuşulmadıkça, sorunlara çözüm üretilmedikçe, Urfa’nın kaybedecek zamanı yok. Suni tartışmalarla vakit harcamak yerine, gerçek sorunlara odaklanmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor.



















