Kelime içeriği sanki binlerce yıl öncesini çağrıştırsa da, aslında şehrimizde günümüzü yansıtması için çok da çabalamaya gerek yok diye düşünüyorum..
Ülkemizde elektrik ve termik santraller yönünden en değerli ve kaliteli su ve güneş bulunmasına rağmen en pahalı elektriği tüketen ülke olarak dünya sıralamasında olduğumuzu söylersek yanlış olmaz.
Birde şehir babında ve özellikle artık kent, köy kalmadığı büyükşehir – imar - ulaşım ve tüm iletişimlerin Mahalle kavramı ile ifade edildiği O koca koca Şanlı yazan (tarihsel geçmişi bir kenara) ön etiketi hiç de kendi namına yakışmayan belki de yakıştırılmayan ve belki de halkının buna rızalık göstermesi duyarsızlığı nedeni ile arka plana alınan (o meşhur, Başbakanlık ziyareti -talep-görüşme) şehir olması babında da Türkiye'de mevcut 81 ilin içinde belki de 70-80 cI sıralarda dersem yine yanılmam diye düşünüyorum..
Elektriği üreten ATATÜRK BARAJI bizim il sınırımızda, tüken ise Suriye... (siyaset anlayışı hiç de önemli değil) . Vekil Mahmut Tanal'ın gündeme taşıdığı karanlık şehir anlayışına yine hükümet kanadından gelen yanıt "Bedelini ödeseydiniz kesilmezdi" deyiminin perde arkasında HIRSIZ olmakla itham edilme olduğu aleni şekilde anlaşılmakta olmasına rağmen 14 vekilin (Tanal dışında) suskun kalması, kabullenmek anlamına gelse de, naçizane bende diyorum ki ; Devletin görevi Hırsızı yakalamak ve kanuni gereğini yapmak mı yoksa, suçsuz milyonları afişe edip rencide etmek ve ilgisi olmadığı halde karalamak cezalandırmak mı..?
Öte yandan, şehrimizde kullanılan elektrik kilovat saati ile benzer illerde ve metropollerde kullanılan elektrik kıyaslaması ve kayıp kaçak endekslerinin kıyas yapılması ve birde sayaçların "ALLAH'A YAKIN " direk tepelerine çıkartılmasına ve okuyucuların oturduğu koltuktan kalkmadan okuma bedeli almasına ayrıca Erişim imkânın olmadığı sayaçlar üzerinde ne gibi bir kaçak (hırsızlık) yapılabilme olasılığı olduğu ayrı bir soru işaretidir.
Her gün ama her gün arıza olur mu..? Demek ki oluyormuş, peki, arıza gerçekliği ne derece doğru, takip eden kontrol eden var mı?.. Maalesef yok. Peki, her gün ama her gün telefonlara gönderilen kısa mesajlar-kesinti ve memnuniyet mesajları hakkında kimler yada kaç kişi ilgili eleştirel ya da övücü dönüşüm yapıyor, maalesef.
Kesinti mesajlarını müteakip yapılan ve araştırılan alanlarda kesinti olmamasına rağmen elektrik kesintilerinin bilinçli yapıldığı konusunda veya tam tersi konusunda aydınlatıcı bilgilendirmeler var mı, o da maalesef...!
Şayet ve varsayalım ki, bu tür tavır ve tutumlar varsa bile kaçak ekip görevlileri ne güne duruyor, yerelde inceleme yapılırsa kaçak kontrol ekiplerinin nerelere girdiği veya giremediği kendiliğinden ortaya çıkar,
Buna rağmen işlevsiz veya müdahalesiz bir durum nedeni ile gayet doğal kullanım ve bedel ödeyen abonelerin dürüstlüğünün cezası mıdır, kesintiler ve karalamalar...
Şimdi gelelim vekillere..;
Siz ne diye meclistesiniz, göreviniz nedir, orada oturup iş takipçiliği ya da ihale peşinde dolaşmak mı, kadro ihdasları yapmak mı yoksa, halka yönelik şehre yönelik yani ASIL OLAN BİZLERE yönelik haksız hukuksuz asılsız iftira ve karalamalara karşı koyup hak aramak, çözümler üretmek, gelecek karanlığın önüne geçmek ve sosyal devlet ilkesi ile sosyal halk vekilliği yapmak mı..?
Meşin Koltuğa yayılıp iki yıl içinde süper emeklilik kazanarak torunlarınıza varıncaya kadar SUİ ZAN ile anılmalarına izin vermek mi yoksa, görev sonrasında saygı ve minnetle anılmak mı.?
Amma siz de haklısınız böyle halka böyle vekil...!



















