Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde 15 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi Muhammed Kendirci’nin, staj yaptığı marangoz atölyesinde uğradığı insanlık dışı muamele sonucunda hayatını kaybetmesi… Bu cümleyi kurarken bile insanın boğazı düğümleniyor. Çünkü bu yalnızca bir çocuğun trajik ölümü değil; görmezden gelinen, ötelenen bir sorunun en acı yüzüyle karşımıza çıkmasıdır.
Bir çocuk, geleceğini kurmak için gittiği bir iş yerinde, denetimsizliğin, ilgisizliğin ve ihmalin kurbanı oluyor.
Ve biz yine “Artık yeter!” diye haykırıyoruz.
Peki gerçekten yeter mi?
Staj Değil, Sorumluluğun Çöküşü
Mesleki eğitim merkezleri (MESEM) ve meslek liseleri, çocukların iş hayatına adım attığı ilk basamaklardır. Ancak bu basamak, çoğu zaman gençlerin omuzlarına olması gerekenden fazla yük bindiriyor.
“Staj” adı altında kimi zaman ağır işlerde çalıştırılan, kimi zaman kayıt dışı işçi gibi kullanılan öğrencilerin güvenliği, eğitimsel takibi ve psikolojik durumu ne kadar kontrol ediliyor?
Muhammed’in yaşadığı olay, tekil bir “kötülük” eyleminden ibaret görülemez.
Bu, sistemsel bir çöküşün işaretidir.
Denetimlerin yetersiz olduğu bir ortamda, çocukların kaderi ne yazık ki iş yerlerindeki yetişkinlerin inisiyatifine kalıyor.
Denetim Varsa Güvenlik Vardır
Okul yöneticilerinin, İŞKUR’un, İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin ve Çalışma Bakanlığı birimlerinin staj yerlerine yönelik düzenli ve kapsamlı denetim yapması zorunlu olmalıdır. “Kâğıt üzerinde” yapılan ziyaretler değil; gerçekten öğrencinin çalıştığı koşulları, iş yerindeki ilişkileri, güvenlik tedbirlerini kontrol eden denetimlerden bahsediyorum.
Bir kalfanın, bir çocuğa böyle bir eziyet etmeye cesaret edebilmesi, bulunduğu ortamda kimsenin “Dur!” demediğini, kimsenin çocukları koruyacak bir mekanizma oluşturmadığını gösteriyor.
Çocuklar Geleceğimizse, Neden Yalnızlar?
Her fırsatta “Çocuklar bizim geleceğimiz” deniyor.
Peki bu geleceği emanet ettiğimiz sistem neden bu kadar sahipsiz?
• Öğrencilerin iş yerinde yaşadıkları sorunları bildirebilecekleri gizli ve güvenli hatlar kuruluyor mu?
• Okul yöneticileri staj yerlerine gerçekten gidiyor mu?
• Öğrenciler, meslek eğitimi sürecinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterince bilinçlendiriliyor mu?
• İş yerleri öğrenci çalıştırmaya uygun yeterliliğe sahip mi?
Bu soruların çoğuna gönül rahatlığıyla “Evet” diyemiyoruz.
Bir Muhammed Daha Kaybetmemek İçin
Artık somut adımlar atılması gerekiyor:
1. Tüm MESEM ve staj yapılan işletmeler için zorunlu, düzenli ve bağımsız denetimler yapılmalı.
2. Öğrencilerin güvenliği için iş yerlerinde kamera ve acil bildirim sistemleri zorunlu olmalı.
3. Öğrencilerin psikolojik ve fiziksel durumu okul tarafından periyodik olarak izlenmeli.
4. İşletmelere öğrenci çalıştırma yetkisi, sıkı kriterler ve eğitimlerle şartlandırılmalı.
5. Olayların üzeri kapatılmamalı, caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.
Muhammed’in adı, bir istatistiğe dönüşmemeli.
Onun acısı, başkalarının acısını önleyecek bir uyanışa dönüşmeli.
Son Söz
Her çocuk, ailesine sapasağlam dönme hakkına sahiptir.
Okulların da, devletin de, toplumun da temel görevi budur.
Muhammed Kendirci’nin kaybı, hepimizin omuzlarında bir sorumluluk olarak duruyor.
O sorumluluğu yerine getirmenin yolu, sistemdeki kör noktaları kapatmaktan, çocukları koruyacak güçlü bir denetim mekanizması kurmaktan geçiyor.
Bir daha hiçbir çocuğun adı böyle olaylarla anılmasın diye, gerekeni yapmak zorundayız.



















