DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Narin Güran cinayeti davasına ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla tüm Türkiye’yi vicdan muhasebesine davet etti. Köyde yaptığı incelemeler ve cezaevi ziyaretleri sonrası elde ettiği verileri paylaşan Gergerlioğlu, soruşturma sürecindeki ihmalleri ve aileye yönelik uygulamaları sert bir dille eleştirerek yeniden yargılama çağrısında bulundu.
“Bende aileyi katil sanmıştım ama araştırınca fikrim değişti!”
Genel Kurul kürsüsünden topluma, iktidara ve muhalefete seslenen Gergerlioğlu, Narin Güran davasında kamuoyundaki genel algının aksine araştırmaları sonucu çok farklı düşünmeye başladığını söyledi. Başlangıçta kendisinin de ailenin suçlu olabileceğini düşündüğünü belirten Gergerlioğlu, "Çok araştırdım, defalarca köye gittim, karış karış tespitler yaptım. Mahkeme ve duruşma tutanaklarını, yüzlerce sayfalık kararları okudum; hukukçularla, gazetecilerle konuştum. Narin Güran konusunda sadece o küçük kızı mezara gömmediler, koca bir aileyi de mezara gömdüler," ifadelerini kullanarak mahkeme sürecini ve aileye yapılanları eleştirdi.
“Daran-2 askerî üs kamerası her yeri görüyordu, neden oraya bakılmadı!”
Cinayetin çözülememesindeki ihmallere dikkat çeken Gergerlioğlu, Narin’in cansız bedeninin bulunduğu Eğertutmaz Deresi ile Daran-2 askerî üs bölgesi arasındaki mesafeyi yerinde tetkik ettiğini belirtti. Gergerlioğlu, üs bölgesindeki kameraların Nevzat’ın cenazeyi taşıdığı anı ilk günden itibaren net bir şekilde gördüğünü, ancak jandarmanın bu net delili değerlendirmediğini veya burada bir kötü niyetin söz konusu olduğunu vurguladı. Soruşturmanın "üfürükçülerin" yönlendirmesiyle, çubuklarla ev araması yapma noktasına varan bir "rezaletle" ilerlediğini söyledi. Gergerlioğlu, Salim Güran’la cezaevinde görüştüğünü ve bu görüşme esnasında Salim Güran’ın kendisine “jandarmalar üfürükçüye giderek çubuklarla Narin’i aradılar ve bir evi bu yüzden bastılar fakat bir delil bulamadılar” dediğini söyledi.
“Yüksel ve Enes Güran’a işkence yapılmış!”
Gergerlioğlu, davanın sanıkları Yüksel, Enes ve Salim Güran’ı tutuklu bulundukları Erzincan ve Erzurum cezaevlerinde ziyaret ettiğini açıkladı. Anne Yüksel Güran’ın psikolojik durumunun iyi olmadığını ve intihar edebileceğini düşündüğü için bu ziyareti gerçekleştirdiğini belirten Gergerlioğlu, annenin saatlerce durmadan ağladığını ve kendisine "Bir bebek doğduğunda ne kadar masumsa o kadar masumum; tek dileğim evladımın mezarına gidebilmek," dediğini aktardı. Ayrıca Enes Güran’a işkence yapıldığını ve annesi Yüksel’e bu işkencelerin izletildiğini söyleyen Gergerlioğlu, anne Yüksel Güran’a ise kadın jandarmalar tarafından ağır hakaretler edildiği ve bu durumun oğlu Enes’e izlettirildiğini meclis gündemine taşıdı.
"Şehir efsaneleri gerçeği yansıtmıyor"
Kamuoyunda konuşulan "halıların yıkanması" ve "zenginlik" gibi iddiaların yerinde yaptığı incelemelerle örtüşmediğini söyleyen Gergerlioğlu, ailenin sanıldığı gibi imkanlara sahip olmadığını, bir petrol istasyonundan ancak 200 liralık benzin alabildiklerini ve cinayet izlerini yok edecek organize bir yıkama faaliyetinin tespit edilmediğini vurguladı. Salim Güran’ın, "Bizim başımıza gelen bir dağın başına gelseydi o da çökerdi," şeklindeki sözlerini hatırlatarak, itirafçı Nevzat’ın sürekli değişen ifadelerine rağmen ailenin hedef tahtasına oturtulduğunu söyledi.
Yeniden yargılama yapılmalı!
Narin’in "51 saniyede çıktığı" iddia edilen patikayı kendisinin 2,5 dakikada ancak çıkabildiğini belirterek teknik yetersizliklere değinen Gergerlioğlu, yargı sürecindeki karmaşaya dikkat çekti. Yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay arasındaki çelişkili kararların adaleti tesis edemediğini ifade eden Gergerlioğlu, "Adalet Bakanı 'yeni delil çıkarsa yargılama yapılır' diyor. Buyurun, yeni deliller var. Ben hâkim değilim ama bir milletvekiliyim. Mezara gömülen bu aileyi kurtaralım. Narin Güran’ın hakkı için herkes elini vicdanına koysun ve a'dan z'ye yeniden bir yargılama yapılsın." ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Kalan Karakter: