Kuzey Doğu Suriye’de SDG ile Şam hükümeti arasında varılan anlaşmanın sahadaki yansımaları netleşmeye başladı. Anlaşma kapsamında SDG güçleri, ağır silahlarını Haseke kent merkezinden çekerek kentin çevresindeki askeri kışlalara konuşlandırıyor. Taraflar, askeri varlığın şehir merkezlerinden tamamen çekilmesini ve güvenliğin iç güvenlik birimlerine devredilmesini hedefliyor.
Haseke İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Mervan el-Ali, Kürdistan Bölgesi ile Kuzey Doğu Suriye arasındaki stratejik Semalka Sınır Kapısı’nın artık “devletin kontrolünde” olduğunu açıkladı. El-Ali, bir sonraki aşamada stratejik tesislerin devrine geçileceğini belirterek Kamışlo Havalimanı ile Rimeylan petrol sahalarının devralınması sürecinin başlatıldığını söyledi. Gerginliğin tamamen ortadan kaldırılması amacıyla, her iki tarafın askeri güçlerinin kışlalarına çekileceğini vurguladı.
Kobani Vurgusu ve Canlı Yayına Yansıyan İtiraz
El-Ali, Kobani’deki durumun Kamışlo ve Haseke’den bağımsız olmadığını belirterek, Asayiş güçlerinin Şihux bölgesine girdiğini ve kısa süre içinde Kobani kent merkezinde de güvenliğin iç güvenlik birimlerine devredileceğini ifade etti. Askeri birliklerin çekilmesiyle şehirde hayatın normale döneceğini dile getirdi.
Ancak bu açıklamalar sırasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Kobani’deki normalleşmeden söz edildiği anda, SDG’ye bağlı Asayiş’in kadın komutanı itiraz ederek Kobani’de kuşatmanın hâlen sürdüğünü söyledi. Bu anlar kameralara da yansıdı ve sahadaki görüş ayrılıklarını gözler önüne serdi.
Yerinden Edilenler İçin “Onurlu Dönüş” Sözü
Savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Efrin, Serêkaniyê ve Girê Spî halkına da değinen el-Ali, tüm sığınmacıların onurlu bir şekilde geri döneceğini belirtti. Bu kapsamda, şu anda başkaları tarafından kullanılan evlerin boşaltılması ve gerçek sahiplerine teslim edilmesi için teknik ve lojistik çalışmaların başlatıldığını söyledi.
Mervan el-Ali, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa tarafından resmen atanmasının ardından Kürt Haseke Valisi Nureddin Ahmed’i de ziyaret etti.
Deyrizor’da Aşiretler Arasında Çatışma
Öte yandan Suriye’nin doğusunda gerginlik tırmanıyor. Yerel kaynaklara göre, Deyrizor çölündeki Duveyra köyünde “ganimetlerin paylaşımı” nedeniyle aşiret üyeleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Aşiretlere bağlı silahlı grupların birbirlerinin evlerini ateşe verdiği ve çatışmaların sabaha kadar sürdüğü bildirildi.
Eş zamanlı olarak Deyrizor çölündeki Ezbe bölgesinde bazı petrol kuyuları ateşe verildi. Yerel kaynaklar, bu eylemlerin aşiretlerin Şam’daki geçiş hükümetiyle yaşadığı anlaşmazlıktan kaynaklandığını aktardı. Aşiretler, SDG döneminde olduğu gibi petrol gelirlerinden “aşiret payı” talep ederken, geçiş hükümetinin bu talebi reddetmesi üzerine protesto olarak petrol kuyularını ateşe verdi.
Avusturyalı Parlamenterden Ziyaret ve Uyarı
Avusturya’nın Viyana Eyalet Parlamentosu Üyesi Haydi Sekvıns, bölgedeki durumu ve kadın kurumlarının çalışmalarını yerinde incelemek amacıyla Kuzey Doğu Suriye’yi ziyaret etti. Sekvıns, en büyük endişesinin yerinden edilen sivillerin durumu olduğunu belirterek Kamışlo’da 120 okulun kapatılarak sığınmacı merkezlerine dönüştürüldüğünü söyledi. Pek çok ailenin beşinci ya da altıncı kez kamplardan kaçmak zorunda kaldığını ve yalnızca üzerlerindeki kıyafetlerle hayata tutunmaya çalıştıklarını dile getirdi.
İsrail’den Dürziler İçin Yeni Askeri Yapılanma
Bölgede dikkat çeken bir diğer gelişme ise İsrail’den geldi. İsrail ordusu, Suriye ve Lübnan’daki Dürzi nüfusa yönelik faaliyetleri koordine etmek amacıyla özel bir askeri pozisyon oluşturulduğunu duyurdu. Bu göreve, daha önce Filistin topraklarındaki hükümet faaliyetlerinin koordinatörü olarak görev yapan Tümgeneral Ghassan Alian atandı. Alian, bundan böyle Suriye ve Lübnan’daki Dürzi topluluklarla kurulacak ilişkilerden sorumlu en üst düzey yetkili olacak.
Kuzey Doğu Suriye’de askeri çekilme, siyasi anlaşmalar ve aşiret gerilimleri eş zamanlı ilerlerken, sahadaki kırılgan dengelerin önümüzdeki süreçte nasıl şekilleneceği merakla izleniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: