Burada İl Başkanı Reşat Düngül ve il yöneticileri ile bir araya gelen Başkan Bozyel, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Toplantı sonrası basın mensuplarına konuşan Bozyel, Suriye, Rojava ve Türkiye siyaseti üzerine değerlendirmeler yaptı.
Genel Başkan Bayram Bozyel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Suriye’de Esad rejimi yıkıldı, İran bölgeden çekildi. Bunlar bölge ve Kürtler için çok önemli gelişmeler. Bu sürecin arkasından Türkiye’de bir süreç başladı ama hala bu sürecin adı konulmuş değil. İktidarı yönetenler bu süreci ‘terörist Türkiye’ diye niteliyorlar. Ne yazık ki bu tanım ihtiyaçlara ve Kürt meselesinin çözüm çabalarına cevap veren bir yaklaşım değildir. Özellikle Suriye’de çok önemli gelişmeler yaşandı.
Esad rejiminin yıkılmasından sonra Kürtlerin önünde büyük fırsatlar oluştu. Kürtlerin kendi kendilerini yönetmeleri için bir iklim oluştu. Ne var ki yine Türkiye’nin, ABD’nin ve İsrail’in göz yumması sonucunda şu an yönetimi ele geçirenler Kürt bölgelere yoğun saldırılar geliştirdi ve orada katliamlara imza attı. Ne yazık ki bu dünyanın gözü önünde oldu. Biz de o saldırıları şiddetle kınadık, yine kınıyoruz.
Şu noktada Suriyeli Kürt bölgesinin bir kısmı hala Kürtlerin elindedir. Burada altı çizilmesi gereken nokta şudur ki; eğer Kürdistan’da ve Rojava’da daha büyük bir katliam yaşanmadıysa, bu Güney Kürdistan yönetiminin, özellikle Sayın Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani tarafından yürütülen diplomatik ilişkiler sayesinde olmuştur. Kürtlerin dört bir tarafta toplu olarak baş kaldırması, sokaklara dökülmesi ve katliamlara karşı ses yükseltmesi büyük bir felaketi engellemiştir.
Hala kırılgan bir süreç yaşanıyor. Kobani ve Haseke bölgesinde Şam güçleri durdurulmuş durumda. 30 Ocak’ta Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yapılan bir anlaşma orada geçici bir ateşkes sağlamış bulunuyor. Bu ateşkesin sonucunun ne olacağını kestiremiyoruz.
Bizim Suriye Kürtlerine her zaman önerimiz şudur: Kendi iç birliklerini sağlamak, Kürdistan bölgesi ile yoğun ilişkiler içinde olmak ve dünyadaki diplomasi kanallarını sonuna kadar kullanmaktır.
Şunun da altını çizmek istiyorum; İran’a yönelik ciddi bir saldırı söz konusu. Bu saldırının bir rejim değişikliği ile sonuçlanma ihtimali yüksektir ve her halükarda böyle bir müdahalenin hem İran’da hem de bölgede sonuçlarının olması kaçınılmazdır.
İran’daki mevcut rejimin çağdaş bir anlayışa sahip olmadığını ve topluma karşı düşman politikalar izlediğini biliyoruz. Başlatılan gösteriler de İran halklarının bir rejim değişikliği istediğini göstermektedir. Çoğulcu, demokratik, bütün azınlıklara saygılı ve farklı toplumların haklarını tanıyan birleşik bir İran diliyoruz.” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: