HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, Fırat Nehri’ne siyanür karıştığı yönündeki iddiaların araştırılması için Meclis Başkanlığına sunduğu araştırma önergesiyle ilgili bu ifadeleri kullandı. Fırat Nehri’ne 20 ton siyanür karıştığı iddiaları için “Kamuoyu yeterince aydınlatılamamıştır” diyen Sürücü, iddialarla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talebiyle Meclis Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinin gerekçesini şöyle açıkladı:
“Geçtiğimiz hafta Erzincan İliç’te, Kanada ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik Şirketi tarafından işletilen altın madeninin siyanür borusu patlamıştır. Aynı zamanda aktif deprem fayı üzerinde bulunan madenden, 20 ton siyanürün Fırat Nehri’ne aktığı basına da yansımıştır.Tunceli, Malatya ve Sivas’ın ortasında bulunan Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler Köyü’ndeki Çöpler Altın Madeni 2010’dan beri faaliyette.
“Türkiye’nin Çernobili” olarak adlandırılan ve yıllardır siyanür ve sülfrik asit yayan madenin bölgede ekolojik yıkıma neden olduğu belirtiliyordu ve kamuoyu tarafından da biliniyordu. Yaşanan tahribatla ilgili olarak doğa savunucuları yıllardır seslerini duyurmaya çalışıyor, hukuki yollara başvurarak olası yıkımların önüne geçmenin yollarını arıyor. Altın madeni ocağında oluşturulan atık göletinde biriken kanserojen ve öldürücü kimyasallar buharlaşarak doğanın üzerine ölüm olarak yağıyor. Barajda biriken zehirli sular taşmasın diye, “evaporatör” denilen bir aletle atmosfere buhar salınıyor yani borunun patlamasından önce de zehirli su buharlaştırılarak hava karıştırılıyordu.
Yıllardır bu tip maden çalışmalarının kaldırılması gerektiğini savunduğumuz, hava ve su yoluyla ekolojik değer ve dengeler yok edildiğini dile getirdiğimiz kamuoyu tarafından da bilinmektedir. Fakat bu hususta AKP iktidarı ekolojik dengenin korunması kaygısı yaşamamakta ve izin verdiği sahalarda da gerekli özeni gösterip denetim gerçekleştirmemektedir.
Siyanür suya karıştıktan sonra bölgeye gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı firmaya 16 milyon 441 bin TL idari para cezası kesildiğini ve suç duyurusu yapıldığını açıkladı. Bakanlığın konuyla yaptığı açıklama şöyle: “Yapılan incelemede, boru hattından kaynaklanan sızıntının, tesis sınırlarının dışındaki eğimli arazide aktığı, mevsim itibarıyla alt kotta bulunan dere yatağında herhangi bir su akışı bulunmadığı ve kuru dere yatağına ulaşan herhangi bir kirlilik olmadığı tespit edildi. Ancak söz konusu tespitin analiz raporları ile teyit edilebilmesi amacıyla Çevre Laboratuvarı tarafından gerekli analizler yapılmak üzere numuneler alındı.”
Fakat Bakanlığın açıklamasına rağmen basına yansıyan bilgiler de doğanın kirletildiği, siyanürün Fırat Nehri’ne karıştırdığı anlaşılmıştır. Bu durum bölge halkı ve bölgenin ekolojik dengesi için esasında geri dönüşümü çok zor bir felakettir. Tarımsal sulamasını, içme ve günlük kullandıkları suyu Fırat Nehri’nden alana milyonlarca insan, nehrin habitatında ve havzasında yaşayan binlerce canlı hipoksik şok ve ani ölümle an itibarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu noktada, böylesi ciddi bir sorunun araştırılması nihayete erdirilmesi, bu tip madenlerin kapatılması, gerekli tüm müdahale ve tedbirin açığa çıkması ile tüm unsurların tespiti için bir meclis araştırma komisyonu kurulması elzemdir.”
Yorumlar
Kalan Karakter: