İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanı Savaş Ünlü, şu ifadelere verdi:
"Cumhurbaşkanımız o dönemde Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulması gerektiğini her fırsatta ifade etti ancak o dönem dünya buna maalesef destek olmadı. Hatta Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki 18 Mart mutabakatına göre, AB Türkiye ile birlikte Suriye’nin kuzeyinde güvenli alanlarda insani koşulların iyileştirilmesini destekleyecekti ancak AB de bu taahhüdünde durmadı.
Türkiye kendi imkânlarıyla Suriye’nin kuzeyinde bu güvenli bölgeleri oluşturdu ve oluşturulan bu güvenli bölgelere neredeyse 500 bine yakın Suriyeli tamamen kendi
iradeleriyle gönüllü geri dönüş yaptı.
Türkiye geçici koruma statüsü sahibi 3,7 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Buna ek olarak Türkiye’de dünyanın farklı ülkelerinden 300 bin civarında da şartlı mülteci bulunuyor."
Öncelikle sorunların kökenine inmek gerekiyor. Sorunların minimalize edilmesi için de uluslararası dayanışmanın artırılması gerekiyor. Ancak, gerçekte yapılanlara baktığımız zaman; gelişmiş ülkeler, meseleyi dışsallaştırarak mülteci sorununu çatışma alanlarıyla komşu olan, nispeten az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin üstünde bırakmayı amaçlayan ve kendi sınırlarında güvenlik tedbirlerini artırmak suretiyle mülteci akınlarını kendi sınırlarının diğer tarafında tutan politikaları tercih ediyorlar”
Yorumlar
Kalan Karakter: