Cumhuriyet Halk Partisi Şanlıurfa Milletvekili ve PM Üyesi Av. Mahmut Tanal, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı basın açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargısal süreci sert sözlerle eleştirdi. Tanal, hukuk mekanizmasının siyasi rekabeti dizayn etme aracına dönüştürüldüğünü vurgulayarak, Türkiye’nin kritik bir demokratik eşiğin içinden geçtiğini söyledi.
Tanal, bir savcının İBB Başkanı’nı “suç örgütü lideri” olarak tanımlamasının hukuk açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bu mantıkla yarın bir bakanı, valiyi, kaymakamı da örgüt yöneticisi ilan edilebilir. Oysa Türk Ceza Kanunu 220. madde çok açıktır. Bir belediye başkanının idari görevi, ceza hukuku anlamında örgütsel hiyerarşi değildir” dedi.
İdari yapının suç örgütü gibi gösterilmesinin hukuk devleti ilkesini hedef aldığını söyleyen Tanal, “İdari yetkiyi örgüt faaliyeti gibi göstermek masumiyet karinesine, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tarafsızlık ilkesine ve hukukun evrensel normlarına aykırıdır” sözleriyle tepki gösterdi.
Lawfare Uyarısı: “Yargı, Siyasi Tasfiyenin Aracı Haline Getirilmemeli”
Tanal açıklamasında, son dönemde yaşanan sürecin uluslararası literatürde “lawfare” olarak tanımlanan, hukukun siyasal tasfiye aracı olarak kullanılmasının tipik örneklerini taşıdığını söyledi.
İmamoğlu’nun siyasi konumu nedeniyle hedef alındığını savunan Tanal, “Eğer cumhurbaşkanı adayı olmasaydı bugün cezaevinde olmazdı, diploması tartışma konusu bile yapılmazdı” dedi.
Brezilya’da eski Devlet Başkanı Lula da Silva’nın maruz kaldığı süreçle Türkiye’de yaşananların benzer olduğuna işaret eden Tanal, “Lula’yı mahkûm eden mahkeme yetkisiz çıktı, kararlar iptal edildi. Yargı, siyasi rakipleri tasfiye etmenin aracı haline gelmişti. Bugün Türkiye’de de benzer bir risk var” ifadelerini kullandı.
AİHM İçtihadı Hatırlatıldı
Tanal, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin siyasi amaçlı yargılamalarla ilgili verdiği Merabishvili, Navalnyy, Demirtaş, Kavala ve Azerbaycan kararlarını hatırlatarak, “AİHM açıkça söylüyor; devlet gücünün siyasi amaçlarla kullanılması insan hakları ihlalidir. Türkiye bu uyarıları görmezden gelmemelidir” dedi.
“Demokrasi Sandıkla Değil, Yargı Üzerinden Dizayn Ediliyor”
Adayların belirlenmesinde halk iradesinin değil, yargı süreçlerinin belirleyici hale gelmesinin demokrasi açısından ağır bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Tanal, “Seçimler yapılmaya devam ediyor gibi görünse de süreç adil değilse demokrasi yoktur” dedi.
“Hukuku Siyasetin Silahı Olmaktan Çıkarın”
Türkiye’nin Brezilya’daki hataya düşmemesi gerektiğini belirten Tanal, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Hukuk iktidarın siyaseti dizayn etmek için kullanacağı bir silah değildir. Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreç siyasi nitelikte hale gelmiştir. Bu gidişat sadece bir kişinin değil, Türkiye’nin demokratik geleceğinin zararına olacaktır. Hukuk ya hepimiz için vardır ya da hiç kimse için yoktur.”
CHP Şanlıurfa Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın açıklaması kamuoyuyla paylaşıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: