TÜİK verilerine göre Türkiye’de sürekli yoksulluk oranı %13,6 olarak hesaplandı. Bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor: Göreli yoksulluk en düşük %4,6 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır’da görülürken, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Kastamonu, Çankırı, Sinop illerinde oran %14’ün üzerinde.
Genel göreli yoksulluk %13,0, maddi ve sosyal yoksunluk ise %11,9 seviyesinde. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan nüfusun oranı %27,9.
Hanehalkı ve eğitim yoksulluğu farklılaşıyor
Hanehalkı tipine göre bakıldığında, en düşük yoksulluk oranı %3,9 ile çekirdek aile bulunmayan hanelerde görülürken, tek kişilik hanelerde bu oran %5,4 oldu. Tek çekirdek aileli hanelerde yoksulluk %12,9, bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanelerde ise %17,5 olarak hesaplandı.
Eğitim düzeyine göre yoksulluk farkı ise dikkat çekici: Bir okul bitirmeyenlerin %23,8’i yoksulken, lise altı mezunlarda oran %13,0, lise ve dengi okul mezunlarında %7,5, yükseköğretim mezunlarında ise %2,5 olarak gerçekleşti.
Maddi ve sosyal yoksunluk azaldı
Maddi ve sosyal yoksunluk oranı 2024’e göre 1,4 puan düşerek %11,9’a geriledi. Bu oran, otomobil sahibi olamama, evden uzakta tatil yapamama, gıda ve ısınma harcamalarını karşılayamama gibi ekonomik göstergeler üzerinden hesaplanıyor.
Sürekli yoksulluk ve bölgesel farklar
Dört yıllık panel veriye göre sürekli yoksulluk oranı %13,6 olarak kaydedildi. Göreli yoksulluk en düşük Şanlıurfa ve Diyarbakır’da (%4,6), en yüksek ise Tekirdağ, Edirne, Kırklareli (%14,5) ve Kastamonu, Çankırı, Sinop (%14,3) illerinde görüldü.
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar
Nüfusun %27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. Yaş gruplarına göre bu oran 0-17 yaş grubunda %36,8, 18-64 yaş grubunda %25,1 ve 65+ yaş grubunda %22,8 olarak gerçekleşti.
Konut ve yaşam koşulları
Kurumsal olmayan nüfusun %28,8’i sızdıran çatı, nemli duvar veya çürümüş pencere çerçevesi gibi konut sorunları yaşıyor. %27,9’u ısınma sorunuyla karşı karşıya, %22,1’i çevresel sorunlardan etkileniyor. Nüfusun %57,1’i kendi konutunda yaşarken, %27’si kirada, %15’i ise kendi konutunda oturup kira ödemiyor.
Borç ve finansal yükler
Geçen yılın aksine, borç ve taksit ödemesi olan hane oranı %56,4’e geriledi. Nüfusun %13,7’si bu ödemeleri büyük bir yük olarak değerlendirirken, %37,7’si biraz yük olarak görüyor.
TÜİK verileri, yoksulluk oranlarının düşmesine rağmen, özellikle çocuklar ve düşük eğitimli gruplar arasında riskin yüksek olduğunu ve yaşam koşullarında eşitsizliklerin sürdüğünü ortaya koyuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: