Günlerce sosyal medyada esip gürleyen, yaygara koparan taraftarı galeyana getiren yönetim müsabaka akşamı yaklaşık 30 bin seyirciyi hal kırıklığına uğrattı.
Sosyal medyada ajitasyon yapıp milleti gaza getiren yönetim perde arkasında ise sahada savaşacak futbolcuları tabiri caizse küstürdü.
Bu önemli müsabaka öncesi üç yardımcı antrenörün istifası, futbolcuların sessizliği gözardı edildi.
Aldığımız duyuma göre alacakları ödenmeyen antrenör ve futbolcuların aksine Teknik Direktöre hatırı sayılır bir meblağ ödenmiş.
Bu duyulunca da antrenörler istifa, futbolcularda durumdan istifade etmiş tabi.
Taraftar şunu bilsin ki Urfaspor liyakatle yönetilemediği için bu durumda!
Böyle bir müsabaka öncesi destek arayışına girmesi gereken yönetim Muğla'da yaşanan olayı sürekli gündemde tutarak ve işleyerek takımı toparlamayı, konsantre etmeyi, alacaklarını ödemeyi düşünmedi ya da düşünemedi.
Oysa yapılması gereken önceki müsabakada yaşanan talihsiz olay bir kenara bırakılıp takım bu hayati maça hazırlanmalıydı ve cevabı sahada verilmeliydi.
Neticede gereksiz şovlar gölgesinde belkide umutlar çöpe gitti.
Profesyonel futbolcu alacakları doğrultusunda hareket eder, hakkını almayan, alamayan gerekli performansı göstermez ve bunu sahada ustalıkla kullanır.
Sen sahada savaşacak futbolcuları hor görürsen başarıyı zor görürsün!
Diyeceğim o ki yönetim yanlış ata oynadı ve belkide son yılların en büyük birlikteliğine de darbe indirdi.
30 bin taraftar bir yanlış taktiğini kurbanı oldu maalesef.
Ha başarı mı?
Başka bahara kaldı gibi...
Yorumlar
Kalan Karakter: