Van ilinin Tuşba ilçesine bağlı Mollakasım mahallesinin Van Gölü kıyısında Rojin Kabaiş'in cansız bedeninin bulunmasıyla ortaya çıkan olaydır.
27 Eylül 2025 günü, Van’da kazandığı üniversitenin yurdundan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Rojin Kabaiş’in cenazesi, 18 gün sonra (15 Ekim 2025) denizde bulundu.
Rojin’in ölümü en başından bu yana şüpheliydi.
Kadın cinayetlerinin sistematik biçimde üzeri örtülen bu coğrafyada, erkek egemen yargı pratiği birçok kadın ölümünün yeterli şekilde soruşturulmasını engelliyor.
Hayatının en üretken olduğu dönemde birden bire karanlığa gömülen bir genç kadın.
Kamuoyundaki bilgiler eksik ve çoğu zaman tutarsız. Kimilerine göre kayboldu, kimilerine göre saldırıya uğradı; kimilerine göre ise olay “derin bir sessizlikle dosyalanıp” rafa kaldırıldı.
Rojin, bu ülkedeki binlerce genç kadın gibi; hayalleri olan, günlük yaşamı olan, ailesi ve çevresiyle sıradan hayat sürdüren bir insandı. Hayatı hakkında net olmamakla beraber parça parça, muğlak ve cevapsızlıklarla dolu.
Ortada kesin olan tek bir gerçek var: Rojin’in başına “bir şey” geldi.
Bu “şeyin” mahiyeti, failleri, sorumluları ve sebebi ise hâlâ açıklanmış değil.
Devlet mekanizması susuyor.
Soruşturma ilerlemiyor.
Soru işaretleri büyüyor.
Ailesinin büyük çabaları, Van ve Diyarbakır Baroları'nın takibi sonucunda, Adli Tıp Kurumu Rojin Kabaiş'in bedeninde iki ayrı erkek DNA'sı tespit etti. Biri göğüs, diğeri vajina bölgesinde saptanan bu bulgular, Rojin'in bir cinayete kurban gittiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.
Kadınların yaşam hakkını korumak, erkek şiddetini önlemek ve adaletin cinsiyet eşitliği temelinde tesis edilmesini sağlamak devletin anayasal sorumluluğudur. Bu bağlamda, Rojin Kabaiş dosyasında olduğu gibi, kadın ölümlerinde yaşanan soruşturma eksikliklerinin giderilmesi, Adli Tıp Kurumu’nun bağımsız ve bilimsel denetime açık hale getirilmesi, toplumsal cinsiyet duyarlılığına sahip bir adalet mekanizmasının oluşturulması hayati önem taşımaktadır.
Bugün Rojin’in akıbeti karanlıkta kalıyorsa, yarın başkasının da kalabilir.
Bu yüzden mesele sadece Rojin’in değil:
Bu ülkenin adalet geleneğinin geleceğidir,bu dosya ülkedeki tüm insanların dosyasıdır. Soru sormak provokasyon değil; demokrasinin temel hakkıdır. Eğerki bu olayda Adaletin perdesi aralanmıyorsa perde yırtılmalı,hakikat susturulmamalıdır.
Rojin Kabaiş’in ölümünün tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını, faillerin cezalandırılmasını ve adaletin sağlanmasını talep ediyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: