Şanlıurfa'da her yaz aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Binlerce dönüm ekili arazi, anız ve tarım alanı alevlere teslim oluyor. Çiftçinin bir yıllık emeği birkaç saat içinde kül olurken, kamu kurumlarının yangınlarla mücadele konusundaki hazırlıksızlığı bir kez daha gözler önüne seriliyor.
Artan arazi yangınlarıyla mücadele sadece itfaiye ekiplerinin omuzlarına yüklenemez. Şanlıurfa, Türkiye'nin en büyük tarım kentlerinden biri. Geniş coğrafyaya yayılmış milyonlarca dönüm ekili alanın bulunduğu bir şehirde yangınla mücadeleyi yalnızca belediyelerin itfaiye teşkilatlarına bırakmak gerçekçi değildir.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri'nin de bu süreçte aktif sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da yangın sezonuna girilirken ciddi bir hazırlığın yapılmadığı görülüyor. Yangınlar başladıktan sonra yapılan müdahaleler elbette önemlidir ancak asıl mesele yangın çıkmadan önce gerekli tedbirleri almaktır.
Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluk alanındaki yol kenarlarında bulunan kuru otlar ve şarampoller zamanında temizlenmiş olsaydı, seyir halindeki araçlardan atılan sigara izmaritlerinin neden olduğu birçok yangın önlenebilirdi. Bugün çıkan yangınların önemli bir kısmının yol kenarlarından başladığı bilinen bir gerçek.
Öte yandan Tarım ve Orman Bakanlığı, yangın riski yüksek bölgelerde mobil müdahale istasyonları kurarak itfaiye ekiplerine destek verebilirdi. Su tankerleri, iş makineleri ve ilk müdahale ekiplerinin stratejik noktalarda konuşlandırılması, yangınların büyümeden kontrol altına alınmasını sağlayabilirdi.
Ne yazık ki kurumlar arasında koordinasyon eksikliği ve sorumluluktan kaçma alışkanlığı devam ediyor. Yangın çıktığında herkes birbirini işaret ediyor, ancak yangın öncesi alınması gereken tedbirler konusunda somut adım atan pek görülmüyor.
Şanlıurfa sıradan bir şehir değil; Türkiye'nin tarımsal üretim merkezlerinden biridir. Burada çıkan her arazi yangını sadece bir tarlayı değil, ülkenin gıda üretimini, çiftçinin geleceğini ve milli ekonomiyi de etkiliyor.
Artık sorulması gereken soru şudur: Yangınlar her yıl aynı bölgelerde çıkarken neden önleyici tedbirler alınmıyor? Neden risk haritaları oluşturulmuyor? Neden kritik noktalarda mobil müdahale ekipleri kurulup hazır bekletilmiyor?
Şanlıurfa yanarken kurumların sadece açıklama yapmakla yetinmesi kabul edilemez. Tarım kenti Şanlıurfa için yangınlarla mücadelede yeni bir model oluşturulmalı, tüm kurumlar sorumluluk almalı ve yangın çıkmadan önce harekete geçmelidir.
Çünkü kaybedilen sadece tarlalar değil; çiftçinin emeği, ülkenin üretim gücü ve geleceğidir.
Yorumlar
Kalan Karakter: