Şanlıurfa’da ekmek artık 12 TL. Sadece birkaç gün öncesine kadar 10 TL’ye alınan bu temel gıda, yeni zamla birlikte dar gelirlinin cebine daha da ağır bir yük olarak bindi. Vatandaş soruyor: Bu zam neye göre yapıldı?
Her zam dönemi, resmi ağızlardan “artış maliyetlere bağlı” açıklamaları duymaya alışkınız. Un fiyatı, maya, işçilik, elektrik, su, kira… Tamam, anlayalım. Fırıncı da geçinmek zorunda, kimse düşman değil. Ama vatandaşın tek sorduğu şu: "Peki bu ekmeğin içinde bu fiyatı haklı gösterecek ne var?"
Urfa’da satılan ekmeğin gramajı ne Avrupa’daki gibi yüksek, ne de besleyici çeşitlilik gösteriyor. Aynı hamur, aynı kalite, hatta çoğu yerde kalitesiz pişirme, dengesiz kabarma, kolay bayatlama... Ne değişti? Bu zam hangi standarda göre yapıldı?
Bir tarafta 12 TL'lik ekmeği alan asgari ücretli, diğer tarafta “maliyet artışı” bahanesiyle her ay etiket güncelleyen esnaf... Aradaki uçurum her geçen gün büyüyor. Enflasyonun rakamlarla oynandığı bir ülkede, insanların gerçeği yaşadığı tek yer market rafları ve fırın önleri oldu.
Ekmek kutsaldır. Sofraların baş köşesinde duran, açın eline baktığı, çocuğun beslenmesine koyduğu en sade ama en değerli nimettir. Onun değeri sadece fiyatıyla ölçülmez ama ne yazık ki fiyatı artık insan onurunu da zorluyor.
Sorulması gereken bir başka soru da şu: Bu zammın karşılığında ne aldık? Ekmek daha kaliteli mi oldu? Hijyen arttı mı? Denetimler sıklaştı mı? Yoksa zam sadece raftaki etikete mi yansıdı?
Şanlıurfa halkı tepkili. Her gün fırın kuyruğunda aynı serzeniş: “Bu kadar parayı hangi ekmeğe veriyoruz?”
İşte bu yüzden bu zam sadece ekmeğe değil, vatandaşın sabrına da yapılmış bir zammı andırıyor. Ve şurası çok açık: Sofrasına ekmeği zor koyan halk, artık zam haberi duymak istemiyor. Çünkü ekmek artık karnı değil, umudu doyurmalı. Ama ne yazık ki bu ülkede artık umut da zamlanıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: