Şanlıurfa’da uzun yıllardır alışılmış bir tablo vardı. Aynı isimler, aynı koltuklar ve değişmeyen bir yönetim anlayışı. Ancak bu tablo, son seçimle birlikte köklü bir şekilde değişti.
Başkanı, yaklaşık çeyrek asırdır sürdürdüğü görevini kaybetti. Bu sadece bir seçim sonucu değil, aynı zamanda bir dönemin kapanışı anlamına geliyor.
Saltanat Yıkıldı
Şanlıurfa’da yıllardır başkanlık koltuğuna oturan isimlerin o makamla kendilerini özdeşleştirdiği bilinen bir gerçek. Kimi bu gücü kadrolaşmayla pekiştirir, kimi siyasetin rüzgarını arkasına alır, kimi ise hizmetle kalıcı olmaya çalışır. Ancak her koltuğun bir süresi olduğu gerçeği çoğu zaman göz ardı edilir.
Şefik Bakay da uzun yıllar boyunca bu koltuğun değişmez ismi olarak anıldı. Siyasetin desteği, oda yapılarındaki etkisi ve yıllar içinde kurduğu düzen ile bu görevi adeta “kalıcı” hale getirdi. Fakat bu seçimde karşısına alışılmışın dışında, güçlü ve organize bir yapı çıktı.
İsmail Karacabey İpi Göğüsledi
Bu yapının başında ise İsmail Karacabey vardı . Karacabey öncülüğünde oluşturulan ekip, planlı, disiplinli ve profesyonel bir çalışma yürüttü. Sonuç ise Şanlıurfa’da dengeleri değiştiren bir tabloyu ortaya çıkardı.
Aslında değişimin ilk sinyalleri yerel seçimlerle verilmişti. Yıllardır yerel yönetimlerden destek gören yapı, bu kez aynı desteği bulamadı. Bunun yanında oda başkanlıklarında yaşanan değişimler de süreci hızlandırdı. Belediye yönetimleri ve oda yapılarında başlayan dönüşüm, kaçınılmaz olarak Birlik seçimlerine de yansıdı.
Ortaya çıkan sonuç, sadece bir başkan değişimi değil; bir anlayışın sonu oldu. “Asırlık saltanat” ifadesi belki abartılı gelebilir ama Şanlıurfa için alışılmış düzenin yıkıldığı açık.
Burada asıl üzerinde durulması gereken nokta ise şu: Görevler kalıcı değil, sorumluluklar geçicidir. Önemli olan, zamanı geldiğinde o koltuğu erdemli bir şekilde devredebilmek. Bu, hem kurumların sağlıklı işlemesi hem de şehir adına daha güçlü bir gelecek kurulması için kritik bir adımdır.
Şefik Bakay, bu tercihi yapmayarak sonuna kadar yarışmayı seçti ve sandıkta kaybetti. Ancak kaybeden sadece kendisi olmadı. Onu perde arkasında ve önünde destekleyen siyasi yapıların da bu sonuçtan payını aldığı söylenebilir.
Şimdi gözler Şanlıurfa’da. Kent genelinde kamu kurumlarından sivil yapılara kadar hissedilen bu değişim rüzgarı devam edecek mi, yoksa bu sonuç tekil bir kırılma olarak mı kalacak?
Bunu zaman gösterecek. Ancak görünen o ki, Şanlıurfa’da artık hiçbir koltuk eskisi kadar “garanti” değil.
Yorumlar
Kalan Karakter: