Birkaç gündür TikTok adlı sosyal medya platformunu dikkatle izliyorum. Gördüklerim karşısında derin bir üzüntü hissediyorum. Gençlerin, kadınların, yaşlıların ve hatta çocukların içinde bulunduğu hâl, toplum olarak hangi yöne savrulduğumuzu açıkça gösteriyor.
Bir zamanlar en güçlü yanımız olan aile bağları artık neredeyse yok olmuş durumda. Toplumsal dinamiklerimiz çürüyor, ahlaki değerlerimiz yerle bir ediliyor. Bireysel ve aile mahremiyeti kavramı neredeyse tamamen ortadan kalkmış. Sosyal medyanın “her şeyin ifşa edildiği” bu çağında, özellikle gençler arasında hızla yayılan suç işleme eğilimi artık endişe verici olmanın da ötesine geçmiş durumda.
TikTok, sadece eğlenceli videoların paylaşıldığı bir alan olmaktan çıktı; silah, uyuşturucu, kavga, çeteleşme gibi konuların normalleştirildiği, hatta teşvik edildiği bir mecraya dönüştü. Suçun hem işlendiği hem de özendirildiği bu platform, artık sosyal medya olmanın çok ötesinde, toplumsal bir tehlike halini aldı.
Üstelik mesele yalnızca suç değil. TikTok, ahlaki çöküşün de sahnesi olmuş durumda. Para uğruna mahremiyetini pazarlayan, “beğeni” için her sınırı zorlayan bir kitle büyüyor. Özellikle kadınlar ve gençler arasında yaygınlaşan bu davranış biçimi, insanı gerçekten utandıran ve tiksindiren bir noktaya ulaştı.
Bugün bu tabloya kayıtsız kalmak, yarının toplumuna ihanet etmektir.
Devletin ve yetkili kurumların, bu mecradaki suç unsurlarına karşı acilen harekete geçmesi, aile yapısını koruyacak ve gençleri bu kirli ortamdan uzaklaştıracak adımları atması kaçınılmaz hale gelmiştir.
TikTok artık bir eğlence platformu değil; bir ahlak ve toplum güvenliği sorunu haline gelmiştir.
Bu sessiz çöküşü görmezden gelmek, yarının kuşaklarını kaybetmek anlamına gelir.
Yorumlar
Kalan Karakter: