CHP’nin 38. Kurultayı ve Kongre Seçimleri sonucu Özgür Özel' in Genel Başkanlığa seçilmesi 5 Kasım 2023 tarihinde olduğunu bir kenara not ederekten, aradan geçen takribi 3 yıla yakın bir zaman diliminde gerek YSK gerek diğer iç hukuk yollarına baş vurular ve Sonuçları itibarı ile Genel Başkan değişimi tescilli olmuştur...
Aradan geçen bu kadarlık zaman diliminden sonra olayın tamamen kabullenilmiş olması kamu oyunda kabulü ve Parti'nin Ana muhalefet olarak gerekli çalışmalarını sürdürmesi Aradan süre zarfında bin bir çeşit meclis toplantıları, Yasa düzenlemeleri, barış süreci, bölgesel savaşlar vb tüm olaylar nedeni ile iyi kötü fikir yürütmüş olması kararlar alması, alınması ( kabul veya red edilmiş olması ) ve çeşitli vesilelerle yapılan çalışma ve alınan kararlarda imzalarının olması göz önüne alındığında, bu kadar zamandan sonra Hukuk'un yeniden bir karar alması
( aldırılmış )olması ve nihai sonuçları itibarı ile MUTLAK BUTLAN ( Kesin iptal yani Geri dönüş ) kararı alınmış olması hukuki anlamda olduğu kadar yasama yürütme ve meclis kararlarının da BUTLANI ihtimalini doğurmaz mı...?
Düşünün, bir kişinin eğitimi, askerliği vb Vatandaşlık sorumluluğu gereği yapılması gereken resmi belgelerden herhangi birinin. Geçerli olmadığı ,ortaya çıksa ve bu şahıs Resmi kurumlarda, Mecliste, Yargıda, Askeriye'de uzun süreli görevler yapsa söz konusu belgelerinin sahteliği yada yokluğu göz önüne alındığında Süreç içindeki kişiye ait imzaların olduğu tüm yürütme yasama yargı atama ve diğer tüm kararların emir ve talimatların hatta Savaş kararlarının geçerliliği kalır mı..?
kalırsa belgelerin eksikliği dava sonucu işlem hangi boyutta olur..?
geçerli olmadığı halde aldığı ( 3-5-15 yıllık ) tüm kararların hukuki sonuçları da MUTLAK BUTLANI gerektirmez mi..?
Gerekirse, Geriye doğru nasıl bir dönüş sağlanacak ve gerek kamusal gerekse hukuksal alandaki zararların telafisi nasıl ve kimlere yaptırılacak..?
hele birde Savaş ve Ölüm gibi dönüşü olmayan bir olgunun olduğu da var sayılırsa, Can kaybının telafisini nasıl yapacaklar ve mümkün mü...?
Basit ve Ana hatları ile Eğer doğru eğer yanlış yapılmış bir kurultay ve kesinleşmiş kararlar ve görevlenmiş yetkililer ve bunların aldığı kararlar hepsi birlikte irdelendiğinde aradan geçen zaman dilimi içinde Hukuk neden kurultayı onayladı.
Neden görevlendirmelerde karşı süresi içinde yapılan itirazlara hızlı bir şekilde karar vermedi.
Neden 3 yıl sonra böyle bir karara ihtiyaç duyuldu. ?
Gayri ihtiyari akla her türlü siyasi oyunlar ve bu oyunlara malzeme olan kişiler ve Yargı mekanizmalarını sorgula gelmektedir.
Bu oyunun perde arkası nedir, Hukuk bu oyunda hangi boyutta alet olmuştur veya olmaktandır .
Hukuka güven ya da yargı Bağımsızlığına ne olmuştur.
Şunun şurasında erken seçim olmasa bile normal seçimlere kaç yıl kaldı ,üstüne birde Yasal zeminde tekrardan aday olma imkanı olmayanların yeniden seçimlere girme amacı ile arka fonda nemalanma, destek yada yasal değişimlerde öncü olunması gibi ha bire sorgulanması gereken konuları düşünmeden edemiyoruz.
Yasanın ve hukukun hızlı ve güvenilir çalışması en kısa zaman dilimi içinde karar verici olması ve bu tür şaibeleri ortadan kaldırıp, Kesin ve net kararları ile olayı bitirmek varken, 3 yıl 5 yıl sonra vb gecikmiş kararlar ile Demokratik sistemin tekeline çomak sokacak,zarar verecek durumlara mahal bırakılması kimlerin maşası oyuncağı olması anlamını içermez mi.?
Zamanı geri döndürmek zararların telafisi olmaz . Boşuna dememiş bilenler " Gecikmiş Adalet Ad alet değildir " diye
İnsanların elbette ki seçme ve seçilme yarışında kanunen yasal hakları vardır, ama bu durum aynı zamanda yaş, eğitim, sağlık vb problemlerdeki ve ayrıca yine kanunen aday olma süreci ve zaman dilimi anlamında da ele alınması gerekli değil mi
Anayasal kararların Engeller yani kısıtlamalar getirmiş olduğu dikkate alındığında, ömür billah hiç kimsenin o koltukları işgal etme gasp etme haklarının da olamayacağı aksi durumda kanunsuz hukuksuz dikta oluşumu olacağı ve bununda Demokrasiye leke sür mek Sistem ve rejim güvenirliğini EGO ' lar nedeni ile hem ülkenin hem de gelecek nesillerin yasal haklarını ve yasaların verdiği yetkileri kullanmayı kısıtlama bir nevii Askeri Cunta anlayışının temellerini atma olmaz mı .?
Siyasi partilerin isimleri çok önemli değil hatta Kişilerinde isimleri çok önemli değil, 60'lı yıllardan bu yana kimler geldi kimler gitti ( Demirel, Çiller, Ecevit, Erbakan, Yılmaz ,Erim, Türkeş, Yıldırım, vb ) daha da gideceğinden geleceğinden başka Maruzatımız
ülke Geleceği, yargı hukuk sisteminin güvenirliği, Gelecek nesiller kaygısı ve Ülke ekonomisinin çarçur edilmemesidir.
Ha bire Neden, böyle oldu, niye böyle oldu, kim kimin koltuğuna göz dikti, kim kiminle içli dışlı ,kim kime çelme atma peşinde, kim kimleri satın aldı, alacak mı vb daha yığınla karanlık ilişkiler yumağı....!
Artık ülkenin ekonomisinin düzeltilmesi, Eğitiminin evrensel normlara erişimi, dış ilişkiler, Barış, Huzur, İşsizlik ve Ücret Adalet gibi sorunların çözümü için çalışma zamanı gelsin, Hukuk, Bağımsız ve tarafsızlığına kavuşsun, Hukuka ve siyasilere halkın Güveni artsın,
Ülke olarak Siyaseti Entrika ve fırıldak anlayışı olarak algılamaktan kurtulalım, siyasetin Ülke refahı, huzuru ve iç barışı olarak düzgün ve Ahlaki yönetim olduğunu, olması gerektiğini uygulamalarla, bilinç altımızdaki yanlış algıları Negatif düşünce ve yorumları doğru ve pozitife çevirerek bu durumu net bir şekilde göstermeli ve bu şekilde güven ve istikrar kazanılmalıdır.
Yoksa, Ülkemiz, Siyasilerimiz, Gelecek nesiller deki mirasçı olan gençlerimizce hiç de iyi hatırlanmayacak hatta lanetle anılacaklardır.
Yorumlar
Kalan Karakter: