Yıllar önce TV de yayınlanan bir aile içi şiddet ve gerek çevresel gerekse aile içindeki dengelerin kimleri nerelere savurduğu ve dolayısı ile ülke bazlı değerlendirildiğinde de ülke yönetimsel dengesizliklerinin gerek ülke bütünlüğü ve gerekse barışık düzen pratiklerinin nereden nereye evrileceğinin muhasebesinin bugün yapılmaması ya da bilinçli bir şekilde amaca yönelik yapılmasının kendi içindeki ve gelecek yüzyıllara nasıl yansıyacağı yönünde öngörülü olarak adımların atılması, ya da bilerek ve kasten ülke ve halkın (ailenin) karanlığa ve dolayısı ile kaosa sürüklenmesi olacaktır.
Bu bağlamda, aile sorumluluğu, ülke sorumluluğu bilinç teori ve diploma meselesi olmadığı gibi yaşamsal fonksiyonları belleği ve içgüdüleri dışarıdan yönetilen ya da dışa güdümlü (zorunlu ya da bilinçli) olması halinde bulunduğunuz yapı ailede olsa devlet de olsa yarınları hep uzaydan gelen metafor yağmurları saldırısı gibi hep panik korku ve şuursuz bir tutum sergilemiş olunur.
Bağımlısı olduğunuz üst akıl hiçbir zaman kendi çıkarlarını kazanımlarını bir kenara koyup sizi onure etme gafletine girmez ve bu durumda zaten o üst aklın amacı olmaz. Tek gaye sizden nasıl nemalanırım nasıl sizi daha çok bağımlı hale getiririm ve daha sonrasında sizi piyon olarak nerede nasıl kullanırımın bilinçaltını taşır ve atacağı her adımda bunları tekrar tekrar günceller, zamana ortama ihtiyaca göre değerlendirir.
Şu asla unutulmamalıdır.
Amerika gibi katil ve İsrail gibi egoist devletlerin hiç ama hiçbir zaman dostlukları olmaz. Amma komşu olan ve aynı zamanda tarihsel inançsal ve kronolojik olarak aynı çizgide olan onlarca ülkenin de arasına girerek onların birbiri ile ortaklaşmalarını ve belirli zamanlarda ortaklaşmalarına da asla göz yummaz çünkü bütün planları sadece kendileri için var olmak olduğundan bir başkalarının birliktelikleri her zaman için kendi projelerinin aksaması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda nerede ise yüzyıla dayanan bir tarihsel terminolji incelendiğinde bu iki KATİL devletlerin kendilerinden başka dostları olmadığı gibi kendilerinin olmadığı Ortadoğu eylemleri savaşları devrimler de (Yönetim değişiklikleri de) yoktur.
NEDEN Mİ..?
Çünkü Ortadoğu da kendilerinin olmadığı bir yaşamsal senaryo komşu ve aynı zamanda gerek inançsal gerekse coğrafik anlamda yakın ilişkiler içinde olan ülkeler (Yani İslam ülkeleri) kendi yönetim ve ticaretlerinde gelişmişliklerinde ve eğitimlerinde bu iki katil devletlerin önüne geçme durumu olursa nerede ise iki yüz yıllık Hayali (kutsal topraklar ve Kutsanmış ırk ) kuramlarını yerine getirme olguları çökecek ve ayrıca Ortadoğu da mevcut yeraltı yerüstü zenginlik kaynaklarının kullanımı işlenmesi ticari pazarlanmasında da kendi kontrolleri kaybolma olasılığı doğacaktır.
Ve ayrıca on yıllardır devam eden ve kendi iç dinamiklerinde ve sosyal alanlarda ve ayrıca kapitalizmin verdiği rehavet vahşilik ve bunların tüm sonuçları ile birlikte içinde Onlarca ülke liderlerinin de isimleri onlarca yüzlerce tapelerde mesajlarda fotoğraflarda geçen ve sonunda patlak veren ESPTİEN sapıklığı ve kan emiciliği daha da ileri giderek insan eti yemeye varan barbarlık görüntülerinin de ortaya saçılması nedeni ile içine düştükleri pislikten kurtulmanın yolu işte yine bu komşu olan kronolojik olarak tarihler boyu yakın ilişkilerde olan inanç yaklaşım ve felsefeleri farklıda olsa bölge ve coğrafya insanlarının huzurunu kaçırmanın ve bu şekilde POTANSİYEL TERÖRİZM algısı ile kendileri hareket ettikleri halde ve bölgedeki tüm terörist aktivitelerin içinde bulunmalarına desteklemelerine rağmen bölge halklarına (Kürt, Arap, Dürzi, Alevi, Şii, ve özellikle Türkiye) bir özgürlük abidesi bir demokrasi havarisi bir kurtarıcı ilahı imajı çizmek sureti ile mevcut bölge ülkelerini birbirine kırdırmak ve üstüne de kendisi saldırarak var olan ama halklarının bile benimsemediği MOLLA REJİMİ’ne karşı halkı kurtaracakmış gibi bir profil ile Ortadoğu coğrafyasını kana boyamak ve yine Ortadoğu halkının TOPLUM PSİKOLOJİSİ ise Kitle hareketlerine yön vermek sureti ile kendi amacına göre şekillendirme coğrafyada 1946’lardan bu yana sadece İsrail güdümünü daha sonra.
Suudi, Bahreyn, Yemen, Katar, Suriye (HTŞ yönetimi ile) Kürtler arasındaki kendi iç ayrışmalarını kullanmak sureti ile olabilme ihtimali olan ama bu durumda bu ihtimalinde kendi maşası durumuna geleceği bir Kürt özerk bölgesel yönetimini de kullanarak ve bu arada NATO SİLAHLI ORTAKLIĞI aracılığı ile üslerinin bulunduğu bunların içinde de En zor olması gereken amma her an her şekilde bir akıl tutulması sonucu ateşe körükle gidebilecek yada ona zemin hazırlayacak Bir Türkiye’nin de yer alacağı Ortadoğu cehennemi yaşanması yaşatılması projeleri ve bu projelerde kendi halkının kendi sivilinin kendi askerinin kesinlikle zarar görmemesi temelli tutumları da dikkate alındığında aylarca belki yıl boyu sürecek bir savaşlar ortamı sonrasının ülkelerin ekonomilerine, gelişmelerine, eğitimine, sanayisine iç piyasasına ve ticaretine ve tüm bunlardan dolayı oluşacak halkın geçim işsizlik kaos ve huzursuzluğunun getireceği sosyal ve psikolojik yaralanmalar ve yine bu sepeler nedeni ile ülkeler içinde olası kargaşa ve hareketlerin evrilmesi dönüşmesi sonrasında ortaya çıkacak manzaraları şimdiden tahayyül etmek kesin olmazsa bile mantıklı aklı selim ve duyarlı tüm insanların bu sonların neler getireceğini bilmemesi tahmin etmemesi de mümkün değil mi..?
O zaman üst paragrafta da dile getirmeye çalıştığım senaryo TV dizisi olan geçmiş zaman olur ki veya öyle bir zaman gelir ki muammasını unutmamak ve bunların oluşma ihtimalini her an gözler önünde tutup izafi keyfi hissi duygusal tavır ve tutumlardan kaçınmak Hele hele KATİL ve BİR O KADAR da EGOİST ve aynı zamanda da SAPIK hezeyanlara malzeme olmamak gerekir ki, karar sonrası son pişmanlık, yanılmak, keşke vb argümanların telafisi mümkün olmaması da akıldan çıkartılmaması elzemdir.
Yorumlar
Kalan Karakter: