Ülkemizde % 0.50 veya %.1 gibi aylık yapılan cüzzi gibi göründüğü için zam olarak algılanmayan amma yıl içinde %50'lilere tekabül eden EPDK, Su, Doğalgaz, Kullanılan alışveriş vergileri vs, kimse ilgilenmez umursamazda...!.
Amma
Tek kalemde, Memur veya emekli maaşına yıllık yapılacak zam oranın en fazla %15'i geçmediği halde tüm meclis, ekonomistler ve hatta halk dahil 'HADİ HADİ İYİSİNİZ, %15-16-20 maaşlarınıza zam yapıldı' gibi, Kümülatif toplumsal algı ile duygusal ve görüntü algısı etkisinde kalarak yapılan maaş zammı ile yıl içinde gelen cüzzi fakat %60-70 bazen %100'leri geçen harcama kalemlerindeki dolaylı zamlar hiç dikkate alınmaz ve toplumsal negatif reaksiyon görüntülenmez.
İşte bu gibi durumlarda, topluma uzun uzadıya veriler, rakamlar harcamalar çarşaf çarşaf listeler önüne koymak ve maaş zamları ile piyasaya aylık, haftalık, üç aylık, yılık kümülatif zamların orantılarını koyup anlatmak herhangi bir şey değiştirmiyor, değiltirmezde.
Çünkü..;
Felsefik açıdan toplum psikolojisi KİTLE PSİKOLOJİSİ ile yönetildiği için bireysel ve uzun uzadıya vaazlar dikkate alınmaz görülmez.
Bu durumun bilincinde olan, sermaye ve yönetenler ve pınarın başında oturanlar derinden ve sessiz seyreden akarsu misali hareket ederek, halkın altını oyarlar, halk veya toplumlar bilimsel zekayı ön planda tutmadıkları için duygusal ve görsel tatmin aradıklarından bir anda akarsuyun üstündeki çalı kalabalığını görür ama akarsuyun derininde giden alüvyonları, toprak erezyonlarını bilmez bilmek de istemezler. Onları ilgilendiren görüntüdür, bir anda karşılarına konulan o anki servis tabakları ve şatafatıdır.
Halbuki, Mutfakta bu servisin hazırlanma biçimi içeriği konusunu kimseler bilmez irdelemez.
İşte asıl vurgunlar, soygunlar,talanlar, halkın görsel algısından ve duygusal aptallığından (zekasından) faydalanarak, sunum, reklam, ajitasyon ve teokratik empozeler, vicdan yapmalar ile SÖMÜRÜ, VERGİ, HIRSIZLIK, RANT bir yana, toplumun izafi ve uyuşmuş kitlesel duygusal görsel zekası ile gördüğü bir yana KAZANAN VE KAYBEDENLER bu şekilde kamufle ve deşifre tekniği ile bilimin, felsefenin halkı toplumu, ülkeyi, nasıl bir cehalet girdabı içinde nasıl sömürü ve aynı zamanda yapılanı taktir ettirme tavrı ile kendini hiç zorlanmadan kitlelere kabul ettirir.
Bu durum ne zamana kadar sürer yada durdurulabilir mi..?
İşte o durum eğitim bilimsel zeka,sorgulama ve görsele değil yaşamın anına değil tamamına bakılarak ve tekrar tekrar karşı karşıya olunduğunda. Toplumsal psikolojiyi, bireysel tepkimelere dönüştürerek kullanıp, bu bireysel dönüşümlerin ilanihaye toplumsal tepkileri beraberinde getireceğini ve bu durumu yönetecek yönlendirecek. Psikoloji içinde bilim ve akıl süzgecinden sarfı nazar edilmeden EDİLGEN bir anlayış ile tavır konulursa, konulabilirse...!
O uyuşukluktan,uyuşmadan ve görsel haz"dan feragat edildiğinde toplum uyuşukluğu atılabilir..!
Değiştirme dönüştürme bireysel fikirlerin toplumsal ilişkilere bilimsel akılla dönüştürülmesi ile olur.
Yoksa toplumun ani refleksi yarardan çok zarar verir, kitlelerce değerlendirme payı olmadığı için o anki duygusal tavır ile evet ya da hayır denilebilir. Tartışma yorumlama ve analiz algıları duygusal zeka ile hareket ettikleri için kapalıdır.
Çünkü.;
Toplumsal hissi hareketlerde yanılma payı çok yüksektir.
Bu sadece ekonomide değil, teokratik ticari anlayışlarda, ülkeler arası çıkar savaşlarında yönetim şekillerinin değiştirilmesi, tek benciliğin kabul edilme - ettirilme şekli hepsi bu TOPLUMSAL ETKİ ile yapılmaktadır.
Toplum hep görsel ve duygusal tutum içinde olmaları ve bunun da yönetenlerce iyi okunması nedeni ile yanlış olan bir savaş sebebinin, toplumun dini duygularını kullanım sonucu gerçekte yanlış ama duygusal zeka nedeni ile oyun halisülasyon ve gerçekleri gizleme sonucu kitle psikozu kullanılarak SÜRÜ PSİKOLOJİSİ ile davranışlar çok çabuk kabul görebilmektedir.
Toplumsal uyuşmadan uyanılır mı..?
Evet amma, Çok uzun,
kasafetli ve Bilinçli bir irade ile...
Yorumlar
Kalan Karakter: