Bu kadar zamandır, bu konu ile ilgili bilgi belge gerçeklik ve karalama olasılığı nedeni ile yazmadım ama çok düşündüm ve gayri ihtiyari bizde bu vatanda yaşıyoruz, bizimde çocuklarımız büyüklerimiz ve bizler buradayız, depremler gördük, seller gördük, depremde para ile satılan malzemeleri, çadırları, konteynirleri gördük ama Sapıklığı görmedik, duymadık ama ne melanet durumlar varmış ki, ayıkla pirincin taşını misali döküldükçe döküldü belgeler, resimler videolar vay vay vay..... Gel de yazma gel de kızma gel de düşünme ve sorma, Mümkün mü.?
Bir insan olarak sessiz kalmak...!
Yaşadığımız coğrafya bölge nere EPSTİEN adası nere, ve birde Dominik Adası hani şu meşhur yarışma Adası yani ...!
Tahmini olarak ülkemiz ile o ada-cıklar arasında 10.000 km'den fazla bir mesafe var ve uçakla saatlerce belki de 24 saat yolculuk yapmanız gerekir...
Şimdi bu uzaklık ve göz alıcı adacıklar, şaşalı yaşantılar, trilyon dolarlık milyonerler, devlet adamları,sporcular, bakanlar, vekiller, başkanlar, Amerika'da, İngiltere'e, Türkiyesi ve...
Yığınla ülke ve yönetenler, trilyonerler, din iman, Allah kitap ahkam kesenler, dualar, beddualar, depremler, savaşlar, açlık sefalet, katliamlar hükümet kurmalar devirmeler, bölgemizdeki yönetim değişiklikleri ve bir yığın olaylar ve tabiki de en başta EPSTİEN (Namı diğer Sapık, Pedofoli) Şerefsizlik, Namussuzluk, ahlaksızlık aklınıza hangisi yatarsa veya dilimizden gönlünüzden hangisi ile söylemek isterseniz söyleyin, ben naçizane (Bağışlayın amma) SAPIK-lık olarak adlandıracağım.
İşte bu sapık adası Amerika Adalet Bakanlığı'nın belgeleri ifşa etmesi ile ortaya saçılan isimler, makamlar, devletler, mevkiler ve tabiki de burada (kimsenin inancına yönelik iftira olmaması için isim zikretmeyeceğim) çok ahlaklı, dürüst,
inançlı, devlet sevdalısı, isimleri belgelerde ifşa edilen (kendileri tanırlar)'ler, takribi 2000 yılından bu yana neler karıştırmışlar neler..!!!
Diğer ülkelere bir şey demeye hakkımız yok amma onlara da bir çift sözümüz olsun.
ULAN UTANMAZ, SIKILMAZ ONURSUZ KİŞİLİKSİZLER, Bu sapıklar adası içinde çevirdiğiniz envai türlü entirika şerefsizlik, sapıklık,Kan emiciliği livada, taciz ve hele zavallı bebelere yönelik (Depremlerde, sellerde, sokaklarda kalmış anasız babasız ve hatta kimsesiz) yaptığınız uygulamalar ile dünyaya evrene dayattığınız ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ, BARIŞ dayatmaları ve sonrasındaki Talanlarınız vurgunlarınız ve sözde İnançlı (hangi inançtan olursanız olun) karakterleriniz yani inancınızın size emirleri.. Hangi akılla hangi mantıkla aynı kefede tutabiliyor ve hangi yüzle yıllarca bu rezaletinize rağmen demokrasiden, barıştan insan haklarından bahsediyorsunuz LANET OLSUN SİZE DE, İNANCINIZA DA, BARIŞINIZA DA, DEMOKRASİNİZE DE, Bu mu barış bu mu demokrasi bu mu Din....!!!!
Gelelim, Ülkemize..;
Belgelerde isimleri ifşa olan, gerek resimler ve gerekse yazışmalar da isimleri geçenler, bu sapıklık Adası yazışmalarında mail olarak veya vs yazışmalar görseller içinde isimleri geçen ülkeler, Amerika, İngiltere, Mozambik, Venezüella, İspanya ve Türkiye ve Türkiye'deki Antalya, Ankara,
İstanbul ile deprem bölgeleri olan şehirler,
(Maraş, Adıyaman, deprem çocukları HK) vs isimleri zikredilen iller ve bu illerde yönetici, danışman, şirket, otel yönetenleri bu olaylara girilirken yazışmalar yaparken, kendi ailenizi, çocuklarınızı hiç düşündünüz mü..?
Kaçırılan, satılan, kanları içilen, taciz tecavüz edilen sabilerin kimsesiz bebelerin anası babası yoktur diye o çocukları kendi çocuklarınızın yerine koydunuz mu ya da böyle bir ihtimal akılınızdan geçti mi?
Şayet bu olanlar sizlere çocuklarınıza ailenize veya tanıdığınız herhangi birine olsaydı ve siz de bu işlerin içinde olduğunuz hesabı ile afişe edildiğiniz, edileceğinizi düşündünüz mü, UTANMADINIZ MI, İNSANLIĞINIZI NEREYE KOYDUNUZ, Kendinizi nasıl aklayacaksınız-aklayabilecekmisiniz hele hele toplum vicdanında kendi vicdanınızda nasıl aklanacaksınız...?
Söz konusu SAPIKLIK adasında neler olmamış ki, gün geçmiyor binbir rezalet, gün geçmiyor ki ne pazarlıklar, gün geçmiyor ki ne yolsuzluk ve rüşvetler ortaya çıkmasın..
2023 yılında Deprem Sonrasında kaybolan cenazeleri bulunamayan Yüzlerce Çocukları ne yaptınız, nasıl aldınız topladınız ve kimlere neyin karşılığı sattınız, sizler bunlardan fiziksel olarak neler nemalandınız, kaç çocuğun etini yediniz, kanını içtiniz, kaç çocuğa tecavüz ettiniz ve sonradan utanmadan sıkılmadan kanlı elleriniz, kişiliksiz halimize nasıl rahat uyudunuz.
Bu mu sizin ahlakınız, insanlığınız vicdanınız ve inancınız LANET OLSUN....!
Ulan hadi diyelim onlar size göre KAFİRDİ (Öyle diyorsunuz ya...) peki sizler nesiniz, kimsiniz hangi dinde hangi imandan, hangi vicdandansınız..? Nesiniz ve insan mısınız..!!
Yorumlar
Kalan Karakter: