Evet İran'ın Irak'ın Suriye'nin yönetimsel anlamda katliamcı, red, inkarcı ve diktatör bir yönetim şekli ile yönetildikleri (her ne kadar ön tabelaları Cumhuriyet olsada), doğrudur, ama Ortadoğu'ya Demokrasi ve Cumhuriyeti getirmeye yeltenen devletler en az bu ülkeler kadar katil ve diktatörce anlayışa sahip ve bir o kadarda haysiyet ve onurdan yoksun ülkelerdir.
Çünkü..;
Irak'ın Mısır'ın, Suriye'nin 1980-2000 yıllardaki yönetimlerine bakıyorsun, irdeleyip sorguluyorsun, ülke içindeki halkın çilesi, kısıtlı, baskı altındaki yaşamı ve günlük öldürülmeler idamlar ve ölümcül gaz bombalarının kullanımı (Halepçe katliamı, EZİDİ katliamları vb) hiç gözlerimizin önünden gitmez.
Bu ülkelerin başlarındaki yönetenlere karşı halkın bilinçli mücadelesi ile değiştirilen yönetenlerin (Kimler tarafından nasıl getirildikleri unutulmamalı) kimlere karşı kimler tarafından niçin görevlendirildikileri ve görev süresi içerisinde sözüm ona vaad edilen DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK, İNSAN HAKLARI, Uygulandı mı?
Nerede ..?
Hangi ülkede özgürlük ve insanca demokratik bir yaşam oluşturuldu..?
Dönüp bakıyoruz, yine işin içinde Amerika, İngiltere, İsrail katliam çete devletleri var ve yine zarar gören iç savaşı yaşayan ve yönetim değişikliği ile Amerika ve Mosad uşağı devlet ve idari kadrolar görevlendirilmiş ve yine halk daha değişik, (Dinsel, Irksal, Kimliksel) sorunlarla debelleş ediliyor ve yine binlerce tutuklama, katliam sürgünler yaşatılıyor. Yani hep zarar, kaybedenler çocuklar, kadınlar ve sivil insanlar, kazananlar mı..;
Kan emici kapitalizm ve sözüm ona demokrasi havarisi katil devletler, (Yer altı, yerüstü zenginlik kaynakları, ticaret yolları) katillerin kontrolünde ve aylarca süren savaş ve ölümlerde ölen milyonlarca yerli halka rağmen, ölen kaç Amerika, İsrail askeri var...?
Gelelim, Günümüzdeki İran-Amerika-israil savaşına, İran'ın 1970'lerden başlayan 1990'lı yıllara kadar sürdürülen İç ayaklanması ve perde arkasında ve önünde Amerika ve yine İsrail katil devletleri, peki ne olmuştu, İRAN ŞAHI Rıza pehlevi'nin halka yaptığı yaptırdığı katliam ve soy kırımlara tepki (aslında petrol ve Ortadoğu ticaretinden yeteri kadar nemalanamama) ve halkın özgürlüğü, demokrasi, şehirlerde dağlarda, tepelerde milyonlarca halk ayakta binlerce ölümler kamera önünde. Ama, Şahın devrilmesi yerine Humeyni'nin (Molla rejimi) getirtilmesi, perde arkası entirakalar. Peki ne için halk için mi, ASLA..., Madem amaç halkın özgürlüğü ise, Hani nerede özgürlük, demokrasi..?
Halk şahlık döneminde daha özgürdü (Kılık kıyafet, eğitim, Modern yaşam,
Yargılama vb) bu molla rejimi halka özgürlük mü getirdi yoksa kapalı kapılar ardında pislikleri mi, halkın iradesini mi yok etti, yoz yobaz ne idiğü belirsiz din yozluğu ile kadın, çocuk aile, eğitim, hukuk mu bitirildi.
Emek ve alın terinin Mollaların sürgünde kaldıkları Fransa, İngiltere'ye ve anlaşmazlık olduğu için Amerika ve İsrail'e mi akmaya başladı, molla rejimi aile ve yönetiminin çocukları, geniş aile yapıları egitimde, tatilde, özgür yaşamda nerede idiler?
Nasıl yaşıyor ve Eğitim alıyordular, Halk nasıl yaşıyor eğitim aldırılıyordu. Ve ayrıca, devrik Şah Rıza PEHLEVİ'nin ailesi Molla rejiminden sonra nereye yerleştiler, kimlerin güdümünde kontrolünde nasıl yetiştirildiler.
Bu gün, İran'ın dört etrafı sözüm ona İslam ülkesi ve yine sözüm ona Amerika ve İsrail Kâfir (Gavur) ve İslam ülkeleri en azından BARIŞ İÇİN SAVAŞ OLMAMASI için aracı olmaları hatta insanların ölmemesi için Askeri Üsleri kullanıma kapatmaları, Dldeniz ve hava yollarını kilitlemeleri gerekmez miydi..?
Ne yapıyorlar tam tersi İSLAM BİRLİĞİ Ülkeleri İran'ı kınıyor, Kendi İNANÇLARINA göre KAFİR olanlarla işbirliği kararı alıp destek veriyorlar.
İran Molla rejimi yıkılmalıdır, İran Molla rejimi katil katliamcı ve yobaz bir anlayış içindedir ve kınamak en doğal insani haktır.
Ama, İran'ın rejim değişikliği kendi iç halkının kendi iradesi ve özgün talepleri ile Şii molla rejimi yıkılıp yerine demokratik laik bir hukuk sistemli eşitlikçi katılımcı bir yönetim gelmelidir ve bu dayatma ile atama ve görevlendirme ile değil halkın iradesi ile olmalıdır.
Kâfir diye nitelenen devletlerce halk katledilerek, (Okullar, Hastahaneler, Yerleşim yerleri,Resmi kurumlar (Askeri alan hariç) bombalanıyor ve binlerce cana mal oluyor, bu mu doğru olan bu şekilde mi demokrasi gelecek, özgürlük gelecek, hayıııır. Asla ne demokrasi nede özgürlük gelmez ve gelmeyecek tam tersi devrik şahın Amerika'da sürgünde olan oğlu RIZA PEHLEVİ tekrardan teokratik bir ikinci diktatörya için hazırlandırılıyor amma bu kez gerek Hürmüz boğazı, gerek İran petrol yatakları ve gerekse, İç Deniz hareketliliği tıpkı IRAK gibi, MISIR gibi Amerika kontrolüne geçecek ve bu arada, hemen yanı başımızda, Suriye'de, Rojavada, daha değişik ve hiç de bölge halkının faydasına olmayacak, İRAN DİKTATÖRLÜĞÜ ve HTŞ işbirliği ile Rusya, Çin, Kuzey Kore gibi Sosyalist blok ile İslam ve NATO blokü arasında gerginlikler oluşturulacak ve yine zarar edenler HALKLAR, kazananlar ise Siyonizm, Kapitalizm ve İslam işbirliği katiller olacak demokrasi, özgürlük Birer ÜTOPYA olacaktır
Türkiye'nin buradaki stratejiside doğru olmadı mı "YURTTA SULH CİHANDA SULH" ve BARIŞÇIL akıl yürütmeler Askeri üslerin kullanıma kaoipatılması vb tedbirler olmadığında, Ülkemizde, savaşın yüzünü iç krizler, ekonomik krizler, iç çatışmalar ve adı Cumhuriyet olan amma gerçekte karanlık çağa yüzünü dönen SÖMÜRÜ, TEKBENCİ bir KAOS'lu yaşam oluşmuş olacaktır.
Madem, Amerika kâfir, madem İsrail Siyonist, ve özellikle DONALD TURMUP'ın ESPTİENS Adası rezaletleri ortalara saçılmışken ve onu yok etmek devirmek (kendi halkı bile idam edilmesini devrilmesini isterken) sizler neden bu Sapıkları kolluyorsunuz...?
Ey Savaş çığırtkanlığı ortaklığı yapanlar ve Sessiz kalanlar (Susmakta kabul etmektir)
Yoksa sizlerin de bulaşığı var, kayıtlarınız, mesajlarınız, tapeleriniz görüntüleriniz var diye bu kaos (Savaş bahanesi ile) nedeni o rezalete ortaklığınız silinsin unutulsun diye olabilir mi...?
Şunu asla unutmayın.;
HİÇ BİR SAVAŞIN KAZANANI YOKTUR .,
Söylem ile eylem o kadar farklı ki, hep ticaret, hep rant, hep pisliklerini kapatma ve cesetler üzerinden para toplama ve tekrar tekrar Katliam olmuştur..
EVRENİN NERESİNDE OLURSA OLSUN SAVAŞLARA HAYIR...
Yorumlar
Kalan Karakter: