Öncelikle affınıza sığınarak birkaç kelam etmeme izin verin, size eşitliğin kuram ve gelişimi hakkında inançsal yada felsefik bir paradigma geliştirme yetisi ile ahkam kesmek yerine direkt balıklama konuya girmeyi daha uygun gördüm, üslubumu mazur görün sürçi lisan edersem af ola...!
Eşitlik derken, ekonomik sosyal, cinsel, ırksal eşitlik zaten doğanın yaşamın kendi tabiatına aykırıdır, varoluş şeklimizle kimliğimiz karakterimiz felsefemiz inançlarımız gereğince bile eşit olmamız sadece söylemde kalan ama asla bütünlük arz etmeyen eşyanın tabiatına aykırı bir beklentidir.
Fakat, yaşamsal anlamda, içinde yaşadığımız yaşamaya çalıştığımız coğrafyada yani özelde ülkemizde ve şehrimizde birbirimizi en yakınımız kadar tanıyacak kadar hısımlık dostluk ve arkadaşlık ilişkilerimize rağmen eşit olmadığımız gün gibi aleni durumdadır.
Herkesin malumu olduğu üzere son bir iki yıldır Urfa genelinde (ilçeler dahil) zorunlu arıza vs dışında saatlerce elektrik kesintilerini yaşıyoruz.
Ama gelin görün ki, Bir belde bir yerleşim yeri bir kültürün dostluğun bilimin eğitimin boy verdiği Tarihsel kültürel ve inançsal farklılığı ile ön plana çıkan takribi 6-7 bin nüfusun yaşadığı ( belki daha fazla) Kısas evet evet yanlış okumadınız kısas bildiğiniz anladığınız tahmin ettiğiniz kısastan bahsediyorum. Kendim şahsıma münhasır 2016 yılında bizzat yerleşik olarak kaldığım köyüm yani, bu tarihten berri istisnasız her gün Sabah veya öğlen sonrası ya da akşam olmak üzere farklı zamanlarda en az azami 3-5 saat elektrik kesintileri yaşanmakta, kuruma telefonla durum bildirildiğinde bildik bant kayıt " Bölgemizde arıza yaşanmakta olup ekiplerimiz arızayı giderme çabasındalar, en kısa zamanda elektrikler verilecektir " diye nakarat vari insanı hiç kale almadan dinletiden sonra kapanmakta, tabi sonuç çözümsüz kalmaktadır.
Bir iki üç beş yazılar söylemler X hesaplarından atılan paylar basın medyasının bu konudaki ilgili haberleri, valiliğin DEDAŞ müdürlüğünün tutumu fasa fisodan öteye gitmemekte ve hep kısas halkı öteki kabul edilmiş gibi hep aynı terane ile karşılaşmaktadır.
Acaba, bir etnik ayrıştırma dürtüşümü yaşatılıyor bizlere ...!
Hele son 2 yıldır bu elektrik kesintileri insanlarla dalga geçer gibi abonelere mesaj göndermek sureti ile sözüm ona ön bilgi ile (ör. 8.12.2025 günü saat 09.30 dan Saat 17.00 a kadar bölgenizde elektrik kesintisi yaşanacaktır) gibi uyarı ile kesintiler artık aradaki kesintiler dışında rutin hale getirilmekte, arıza olan yerler sorulduğunda bölgenizde diye geçiştirilen cevapla uyutulmakta bizzat tarafımca yaptığım bölge yani hattın geldiği yerlerde arıza ekibinin olmadığı müşahede edilmiş olup bu durumunda kandırmaca olduğu ne tükenmez bitmez bir arızadır diye insanlarda tepkisel kızgınlık ve gerektiğinde küfür ve nefret söylemleri dile getirilmekte, yaptığımız tüm şikayet ve baş vurular çözümsüz kalmaktadır.
Özellikle mahallemizde ( Büyükşehir olması hesabı ile ) yaşayan nüfus yoğunluğu hasta durumları, yaşlı insanlar çocuk, ısınma, aydınlanma ve teknoloji çağında ilkel çağı yaşamak gibi bir ortaçağ karanlığına düçar olmak zorunda bırakılmamıza rağmen halkımızdan hiç bir şekilde toplu eylem yapma, ( yol kapatma, lastik yakma vb) yapılmadı, ta ki 6.12.2025 günü meydana gelen ve takribi kesintisiz 24 saate varan kesinti artık bıçağın kemiğe dayandığı an olmuş ve doğal refleks gereği tepkiler gösterilmiş bu durumda bile tedbir elden bırakılmamış kimselere veya araçlara zarar verilmeden sonlandırılmıştır.
Amma,
Yukarıda da izahata çalıştığım gibi 5-6 bin nüfusun yaşadığı, yaşlısının hastasının çocuğunun olduğu bir yerleşim alanına yapılan belki de uygun görülen bu tarihin karanlığında kalması gereken nefret tohumu ayrıştırma hatta öteki yapma durumu değil de nedir...?
Şimdi bizler eşit mi oluyoruz, ..!
O Zaman..; Neden , arızalar bakımlar gündüzleri bir iki saat içinde giderilmez, yeterli arıza ekibi araç personel yok mu, sayaçlarımız Allah'a yakın direklerin tepesinde enerji hırsızlığı yapma şansımızda yok, kaldı ki velevki ben yapıyorum, kaçak ekibinin görevi nedir..?
Benim suçumun cezasını tüm halk mı çekmeli, kısası Enerji hattı eski, bakımsız ve uygun olmayan trafolar yetersiz kablolara neden emanet ediliyor..? .
Neden yeteri hatta fazla sayıda dağıtım şebekesi ve kısasa özel büyük trafolar kurulmuyor, bilinçli bir şekilde insanları zıvanadan çıkarmaktan başka ne işe yarıyor bu durum.
Urfa'nın şu anda 14 vekili var, sayın Tanal dışında kaç vekil gelip olayı yerinde inceledi, halk ile görüştü, konuştu, seçim sürecinde kapımızdan ayrılmayanlar nerelere gittiniz, yoksa sizlerde bizi ÖTEKİ mi sayıyorsunuz,
İnsanca ,çağdaş ve tüm haklardan faydalanma bizlerinde hakkı değil mi, eşit değil miyiz...?
Amacım kimseyi kırmak incitmek değil amma gerekirse kalemimizi daha dik tutmasını ve sözleşimizi virgülsüz kullanmayı da becerebiliriz. Amma bizler diyoruz ki, İNSAN olmak büyük bir erdemliliktir, insanca yaşamakta bizim hakkımızdır, sizler etseniz de etmeseniz de buradayız ve burada olacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: