Bir ülkede eğitim, sosyal hayat, yaşam standardı ve işsizlik ve üstüne Vatandaşlık görevi olan askerlik gibi hizmetlerde ayrımsız herkesin, vekili de, Başkanı da, Cumhurbaşkanı da sokaktaki herhangi bir vatandaş gibi eşit hakları ve zorunluluk görevleri vardır.
Bu durum gayet doğal anlaşılabilir ve herhangi bir ülkede de şekil şartları değişse de olmazsa olmaz kurallardır.
Ancak.;
Mesele bu kadar elzem ve bir o kadarda zorunlu hak ve sorumlulukların uygulama alanındaki ayrım noktaları, (ebetteki samimi ve sahte olmayan sağlık sorunları istisna ) askerlikten muaf olmak gibi veya ülkede kendi alanında yeterli eğitim standartı olmadığı hallerde yurt dışına çıkma ya da tedavi anlamında yasal statüye bakılmaksızın herkesin sosyal devlet olmanın verdiği sorumluluk gereği tedavilerine yurt dışında devam etme gibi buna benzer hakları vardır ve olmak zorundadır.
Ama,
Ortada, eylem ile söylem bütünlüğü olmadığı o kadar çok uçurumlar varken ister istemez insanın sonrası geliyor, "Bunlar hangi paradoksu yaşıyorlar " diye..!
Çünkü.:
Adam, ismi kimliği makamı etiketi mal varlığı ne olursa olsun burada halka yönelik o kadar çok ahkam kesiyor o kadar çok üst perdeden vatan millet Sakarya nidaları atıyor, o kadar çok ekonominin dünya ülkelerini geride bıraktığını milli gelirin Avrupa'yı geçtiğini anlatıyor-ki insanın inanası geliyor ama uykudan uyanır gibi dönüp gerçek yaşama, yaşadığımız kendi gerçeğimize, çalışanın, emeklinin çiftçinin içinde bulunduğu borç batağına. Yıllar içinde icra takip dosyalarının kabarıklığına, ailelerin yıkılmasına, intiharlara ve eğitim kapasitesine baktığımızda, sanki konuşanlar ile bunları yaşayanlar ayrı gezegen hatta ayrı galaksilerden gelmiş de farklı yaratıklar gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Mesela.;
Adam vatan da vatan diyor, bir an önce askerimizi cepheye sürmek için canhıraş çaba içerisine giriyor ve hatta üstüne "Cephede en önde ben olurum " diyor ama bir bakıyorsun, oğlu, torunu hatta kendisi çürük raporu almış (Nasıl aldığı da şaibeli) söylemleri içinde sıfır pozisyonunda etliye sütlüye dokunmadan ha bire sağa sola çemkirip durur olmaktan ve bu vatanın nadide evlatlarının onlarca cenazesi gelince timsah gözyaşı bile dökmek yerine cenazeye gelmiyor ya da geldiği yerde de vitrinlere oynuyor, olan tabi ki halka, ülkeye, ekonomiye oluyor.
Öte yandan, eğitim, ha keza, ülkemizin eğitim standartlarını Avrupa düzeyine çıkardık diyor ama müfredatta haftalık 20 saatlik dersin 10-12 saati din dersi, siyer, hadis vb geri kalan bilim, felsefe, matematik vb dersler boş hoca bulunamıyor ya da yeterli değil. Amma, ağam bizimle eğleniyyy, "Kendi ülkesinde okul varken yurt dışına okula gidenler haindir " diyor fakat 77 sülalesini elinden gelse -ki çoğunluğu gidiyor.
Avrupalarda, Amerika, İngiltere vb ülkelerde eğitim görüyor, bizim ülkemizde ise tüm okullar nerede ise mesleki, spor ve konservatuar ilk, orta ve liseleri hepsi İmam Hatip bilmem ne okulu olmuş sana bana bunlar telkin edilirken onlar yurt dışında, öte yandan Ekonomi, en az 25 yılını devlete verip ömür çürüten emekli veya çalışan işçisi memuru, çiftçisi gibi tabanın tüm vergi yükünü sırtında taşıyan sınıflar için yıllık enflasyon (TÜİK) denilen sahte rakamlar ve verilerle oynama kabiliyeti ile beyinleri dumura uğramış, uğratılmış kurumlar aracılığı ile %lik dilimler ile kandırmak ve biz emeklinin, çalışanın, çiftçinin yanındayız hikayeleri ile uyutmaya çalışanların iş kendilerine gelince aynı TÜİK onlara çalışmaz durumda olduğu için artı 20.000, 30.000 TL seyanen zamlar almak için iki dakikalarını bile almayan çaba ile anında çepte uygulamaları beri yandan ise " Emekliler uzun yaşıyor 25-30 yıl " Kendilerine maaş ödemek zorunda kalıyoruz mattavalları ,kendi durumlarına gelince iki yıl içinde süper emeklilik hemde ömür boyu, bedava seyahatler, vizesiz çıkışlar, tedaviler, vs daha neler neler .. eee sen kaç yıl yaşıyorsun, sorusuna gelince köyüm "Dut yemiş bülbül"
Maalesef, ülkemizde halk ile yöneten akıllılar-ımız arasında böyle bir paradoks var...! nasıl olacak da demokratik hukuk işlerliğinde çalışanın emeğinin karşılığı, çiftçinin yaz kış çalışmasının karşılığı ve emeklinin ömür hesaplaması noktalanıp hak hukuk eşitlik sağlanacak.....?
Yorumlar
Kalan Karakter: