İ.H.D.( insan Hakları Derneği )
Adı üstünde insan olan herkesin, yani Türk'ün Kürt'ün, Arap'ın Alevi'nin, Hristiyan'ın, İslam'ın yada polisin, Askerin, Korucunun, vb değil ayrımsız bu ülkede yaşayan ve Mazlum olan, mağdur olan, haksızlığa uğrayan, hukuksuz işleme tabii tutulan herkesin haklarını koruma kollama ve Savunma (Platformu) derneği 'dir.
Peki, ülkemiz gerçekliğine baktığımızda İHD'nin gerek Yönetim kurulu ve oluşumları gerekse hak mücadelesinde hak arama hukuku uygulatma ve mazlumların hakkını savunma noktasında, kimlerin Tekeli altında kimlerin hukukunu savunmaktalar.
Ülkemizi iki ana eksende Doğu ve Batı şeklinde incelemeye kalkarsak, İHD her iki bölge de ayrı ayrı hizipleşmekte, kutuplaşmakta ve yönetimlerini de bu eksen etrafında oluşturmaktadır,
Mesela ;
İstanbul, Ankara, İzmir vb. Şehirlerimizdeki oluşumları ve İHD Yönetim ve işlevselliğini irdelediğimizde, ağırlık ve çoğunluk Türk ve Memurlar ve arada birde olsa diğer etnisitelere yer vermekte ancak Yönetim kadrosu istisnalar (istisna olabilir) hariç genellikle bölgesel kitle ağırlık olmaktadır.
Doğu bölgesine bakıldığında burada da aynı kritere başvurulduğu ve hiç bir farklılık görülmediği ama bu sefer Kürt vatandaşların ağırlığının oluşturduğu kitle ve hukuksal anlayış devam etmekte ve hiç bir şekilde (istisna hariç) memur, polis, asker, köylü, İslam, Alevi hakları için bir mücadele içinde olmadıkları gibi yönetim kadrolarında da Kürt kimliği dışında diğer etnik kökenli insanların yer almadığı veya yer verilmediğini rahatlıkla görebiliriz. Bu durum bir iddia değil araştırma ve irdelemeyi gerektiren bir durumdur.
İHD' de ayrımsız ve aynı zamanda her kesimin hukukunu savunma ve yönetiminde her toplumdan dilden inançtan felsefeden kişilere yer vermeli ve alınacak kararlar ve uygulamalar, dayatmalar veya bölgesel ayrılıklar doğrultusunda değil ortak konsensüs ile danışarak, Diyalektik gerçekliğini ve diyaloğu ön planda ve her zaman dikkate alarak yapmak zorunda olmalıdır.
Yine aynı durum anmalar, etkinlikler, sunumlar, protestolar, Batı da CHP zihniyeti ile DOĞU' da DEM ve Benzeri siyasi ikilemler arasında devam ettirilmektedir.
Ülkenin bu iki ayrıklı kutup başlarında İHD kendi öznel yapısına uygun olmayan, bölgesel ve etnik kimlik aykırılıkları ile sürdürülmekte ve bu durumda insan haklarını savunma konusunda hizmet verdiğini iddia eden bir STK anlayışı evrensel değil bölgesel ve kimliksel ayrılıklar üzerine oluşturulduğu gerçeğini unutmadan bir kez daha bu durumları göz geçirmeli, STK 'nın yönetmeliği ve özellikle uygulamaları tekrar tekrar gözden geçirilmeli ve uygulanmalıdır.
İHD' sadece insan hakları ve tüm insanların yaşamlarını kolaylaştırıcı, doğa, cinsiyet, hayvan, köylü, memur, Alevi, Hristiyan, Kürt, Arap, Türk aykırılıkları yapılmamalıdır. Her zaman herkes için olmalıdır.
İşte bu aykırılıkları dile getirmek kurum veya STK'ları suçlamak değil gerçekleri ortaya çıkartmak ve öz eleştiri mekanizması ve akabinde de eleştiri mekanizmasını dolayısı ile toplumlar ve halklar daha açık ifade ile İNSANLAR ARASI AYRIM yapılmaması yönünde bir öneri hatta talep olduğunu buradan deklare ederek, hak hukuk mücadelesinde insanların kimliksel, inançsal, boyutunu unutmamak gerekir.
Aşk ile ..
Yorumlar
Kalan Karakter: