Alevi yol Erkan'ın ana temel direği, "Irkı dili, cinsi ayrıt etmeden mazlumların ve haklıların yanında zalim ve hukuksuzlukların karşısında olmaktır." Bu temel perspektiften bakınca, Alevi yolunda hiç bir şekilde kişinin inancı sosyal kimliği cinsiyeti ırkı dili yani hangi ırktan hangi dili konuşuyor gibi öğeler üzerinde durmadan darda zorda olanların yardıma koşup haksız hukuksuz davranan zalimlere karşı dik duruş sergilemek ve mazlumun yanında zalimin karşısında olmaktır.
Aleviliğin temel felsefesi nice toplumlara inançlara ve halk kahramanlarına ışık olmuş ve kendileri bozuluncaya kadar bu temel düstur üzerinde yürümenin toplumsal etkilerini ve yaklaşımlarını birlikteliklerinin faydalarını ve kazanımlarını görmüşler ta ki kendileri EGO’larına yenik düşüp dağılıncaya toplumunu veya bulunduğu ekolü satıncaya kendi çıkarları doğrultusunda kullanıcıya kadar, işte bu ego' sonucu artık kendi içlerinde parçalanmış kıllar da had safhaya ulaşmaya başlamış olur, tıpkı ,bugünkü bazı STK’lar, DEDE'ler ve kendi insanlarını çıkarları için Peşkeş çeken Siyasi ve sözüm ona Ocaksoylu kişiliksiz güruhlarda olduğu gibi..
İstanbul CHP il Başkanlığında yapılan seçimler sonucu kazanan Özgür ÇELİK' en yapılan kumpas'ın perde arkasını iyi okumalı ve Binlerce Delegenin oyları ile seçilen ve Hukuki süreçleri yani İl Seçim kurulu, Yüksek Seçim Kurulu ve Anayasa Mahkemeleri gibi hukuki yolların tamamının onay vererek kesinleştirmiş olduğu bir yetkiyi gasp ederek, görevi olmamasına rağmen Yerel Mahkeme kararı ile görevinden uzaklaştırmak ve yerine Kullanabileceği maşa kişiliklerin ( isimleri unvanları etiketleri ne olursa olsun ) atamasının yapılması ve sonrasındaki kaos'dan nemalanarak kendi ego'suna yenik düşüp dobralıktan hukuktan ve yol erdemlerinden uzaklaşmak insana gayri ihtiyari vicdan muhasebesi, yol süreğinin muhasebesini ve beraberinde kişilik, karakter sorgulamasını da beraber yaptırıyor. Ve diyorsun ki; Demokratlık nedir, Demokrasi nedir, Senin Demokratlığın inancın, Erdemliliğin ve tüm bunlara karşı Hırsın kinin seni nasıl bir çıkmaza sürüklüyor, ne yapmak ve ülke geleceğini halkın iradesini hukuku nereye taşımak istiyorsun.. vb.
Tüm bu düşünceler ve değerlendirmeler süreci içinde, felsefem siyasi yaklaşımıma orantılı olsa veya olmasa da geçmişte nasıl ki DEM Partisine uygulanan kumpaslara karşı tepki ve duruş sergilemiş istemde yine aynı şekilde felsefi ve siyasal formatıma uygun olsa veya olmada da insani ve vicdani olarak ve aynı zamanda bana yok öğretimin direktifi olan "zalimin karşısında mazlumun yanında olmak"
Anlayışım gereği, bugün CHP İstanbul il başkanlığı ve yönetimine karşı uygulanan kumpas teorisi hiç bir şekilde HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ilkesi ve HUKUK KARİNELERİNE uymamaktadır, halkın iradesi ile seçilmiş birini yine ancak halkın iradesinin geri alabileceği şayet varsa bir hukuksuzluğu usulsüzlüğü yine halkın kendi talep ve duruşları ile Hukuka uygun yargılama yapılabileceği görev ile ilgili sürecin ise zaten Parti tüzüğünde ve Siyasi partiler yasasında belirlendiği şekilde yürütülebileceğidir. Ama hiç bir şekilde hukuk hiçe sayılarak görevden alma ve kayyum söz konusu olmaz olmamalıdır.
Bu minval üzere, Genelde Siyasi partiler ve STK’ların bu hukuksuzluk karşısında suskun kalmaları (yarın kendileri için de aynı tezgahın işletilemeyeceği zan'nı savını hatırlatmakta fayda var) yanlış ve hukuksuz fiil karşısında birlikte tutum sergilemeleri gerektiğini özelde ise Alevi STK karı, Vakıf ve Federasyonlarının ucube yaklaşımlarına tarafgir davranışlarına ve dut yemiş bülbül kesilmelerine bir anlam veremediği mi ve halen Devletin tüm resmi kurum ve kuruluşları ile YOL'a çöreklendiğini görüp ve yine yol' un süreğini yerine getirmelerini sorguluyor ve kendilerini ve tatbikî tüm siyasi parti, STK’ları bu konuda dik duruşlu olmaya (çünkü.: Hukukun mutlaka bir gün herkese lazım edeceğini unutmamaya) davet ediyorum.
Yanlışa yanlış demenin Erdemliliğin ilk adımı olduğunu anımsatıyorum, yoksa ayak seslerinin kendilerine ve ülkenin tamamını saracağını hatırlatmak isterim. Aşk ile
Yorumlar
Kalan Karakter: