Irkçı, Şövenist, Dinci, Ulusalcı, yalaka, trol değilim,
Sadece Ülkemi ve Ortak Değer olan Bayrağımızı Seviyor ve Saygı duyuyorum..
Hiç ama hiç kimsenin dili, ırkı, kimliği, inancı veya ideolojisi ne olursa olsun hepsine saygım var, fakat bayrak, bu ülkede yaşayan Türkün de, Kürdün de, Arap'ın da, Laz, Çerkez, Avşar, Boşnak vb tüm halkların atalarının kanı ile sulanmış ortak değerimizdir.
Bunun bilinci ile Bayrağa (Resmi ve tescillenmiş) ve tüm Bayraklara, BEZ PARÇASI, PAÇAVRA vb gibi indirgeyici aşağılayıcı söylemler ne kadar aşağılık ve bayağı ile aynı şekilde Bayrağı-ki (hangi ülkenin olursa, olsun ) ayaklar altına almak, çiğnemek, yırtmak bir o kadar aşağılık ve pervasızca bir tutumdur.
Ülke bayrağına yapılan, yapılmış olan ve ileriye dönük yapılması muhtemel olan bu tür tavır ve davranışların perde arkasındaki zihniyeti, egemen güçleri, satılmışlık veya kullanılmışlık halini ve diğer bir deyimle HAİNLİĞİN Yapılmasına kesinlikle göz yumulmaması, müsamaha göstermemesi ve bu tür yanlış ve provakatif bir davranışa yeltenenlerin kendi içlerinde bile engellenmesi, eleştirilmesi şarttır.
Çünkü..;
Bu tür tavırların, ülkeye ve ülke halklarına faydadan çok, provokasyonlara, kaos ve kargaşalara neden olacağı ve bu durumdan da (Kurt dumanlı günü sever ya da Hiçbir Silah Tüccarı barış istemez) bu çakal sürüsü tüccar tayfası nemalanır, olan ülkeye, Demokrasiye ve Ülke halklarına olur.
Demokratik gösteri, eylem, basın açıklaması gibi hakları-nı-mızı daha çok provoke etmeye kin ve Nefrete dönüştürmeye yarar.
Bu durumdan da perde arkasındaki ajan, provokatörler ve Savaş sanayi sahibi kapitalist ve faşist zihniyetli devletler kazanır.
Bu gibi durumlara asla müsamaha gösterilmemesi, yanlışa yanlış cevabın daha çok yanlışlara neden olacağı bilinci ile olayların ve bu tür provokasyonların DUYGUSAL ZEKA ile hemen reaksiyon gösterip ortamı germek yerine AKLI VE BİLİNCİ kullanıp Salih ve aklı selim öngörülerle olayları def etmek daha elzem olsa gerekir.
Bu arada, Bayrak hangi ülkenin olursa olsun, ayaklar altına alma, yırtmak, yakma vb fiilleri yapanları kınıyor ve bir daha tekerrür etmemesi temennisi ile duygusal değil akıl ile itidalli olmaya çağırıyorum.
Yanlışa yanlış cevabın orantısı olmayacağı gibi dönüşümü de bitmeyecektir..
Özellikle şu ayrıntıyı da unutmamalıyız, Her halkın kendi kaderini tayin hakkına saygı duymak zorundayız ve naçizane ben bunu sonuna kadar destekliyorum, fakat kırmadan dökmeden ret ve öteki yapmadan kin ve nefret tohumları ekmeden, bunun adı ister Kürt ister Türk ister Arap, zenci, Gürcü, İngiliz vb hiç fark etmez.
Madem Barış, Madem Demokrasi, Madem Huzur o zaman Demokratik tepkiler, açıklamalar ve yürüyüşler ses getirmenin en rahat ve Demokratik yollarıdır, yapılanların ise çıkarcı provokasyon hareketleri olduğunu da, düşünmek isterim.
Amacımız, SAVAŞ DEĞİL BARIŞ OLSUN…
Yorumlar
Kalan Karakter: