CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer'in Özvatan İlçe Başkanlığı ziyareti sırasında, "Aleviler PKK'lı bu partinin düşmanı. Alevileri tanıdıkça MHP'lileri baş tacı ediyorum" dediği iddia ediliyor.
Tarihi iyi okuduğumuz zaman, tarihin tüm zamanlarında devletler, dinler Alevi yol erkanı ile hiç bir şekilde barışık olmamış olamamıştır.
Çünkü;
Tüm zamanlarda gerek dinsel anlamda gerek din devleti ya da devlet dini oluşum zamanlarında, yapılan tüm fiil ve eylemler, alınan tüm hukuksuz kararlar ve bunların halkın değil de tekil kişilerin kar'ına halkın zararına meyil etmeleri ya da ettikleri her zamanda Alevilerin bir karşı duruşu bir protestosu, ayaklanması ve günümüzde de kanuni haklardan insan haklarından doğan (Kaynaklanan) hak arama itiraz etme, dayanışma birleşme ve karşı duruş sergileme gibi tamamen insani boyutlu tavırları ve tutumları nedeni ile eleştirilmiş, hakarete uğramış, dışlanmış iftiralara maruz kalmış hatta katliamlara öteki sayılma ve dışlanma zaman zaman kurumsal görevlendirmelerden özellikle yetkili sıfatlardan uzak tutulmuşlardır.
Bu durum,.
Gerek dinlerin yayılması dönemindeki uygulamaları nedeni ile karşı duruş dan kaynaklı din otoritelerinin fetvaları ile halkı kullanmak sureti ile gerek Selçuklu Döneminde Torlak Kemaller, Börtlüce Mustafalar ve Şeyh Bedreddin’ler ve gerekse Osmanlı Döneminde Celali ayaklanmaları, Kuyucu Murat paşalar, Yavuz selimler, ve Şeyhülislam Ebu Suudlar, Kemaller vb tarafından gerekse Osmanlı sonrası Cumhuriyet Türkiyesi’nde, Dersim, Çorum, Sivas, Maraş, Malatya, Vb katliamlar ve iç hesaplamalar (Derin güçlerin ve ırkçı ve yobaz anlayışların kullanılarak) bizzat Devlet güçlerince yapıldığı gün gibi aşikar ve ortadadır.
Bu Cumhuriyet döneminin katliamlarının hepsinde CHP zihniyeti vardır. Şoven, egoist, demokrasi havariliği yapıp aslında ırkçı faşizmin en alasını yapmaktan imtina etmeyen, bilahirede Demokrasi, hukuk, barış eşitlik hikayeleri ile din kılıcını da yanına alarak, Alevi halkının aklı ile oynama maharetini gösterip onlar aracılığı ile iktidar olan milyonlarca Alevi oyu aldığı halde yasalarda, mecliste, açık alanlarda hiçbir şekilde Alevi ve ALEVİLİKLE ilgili kendilerine benzetmekten oy deposu olarak kullanmaktan başka iki yüzlü diaspora uygulayarak bu konularla ilgili hiç bir adım, ya da, tüzük, kanun yapmadan bırakın yapmayı teklif dahi etmeden, hukuka ve hukukun üstünlüğüne inanan güvenen Alevi halkına yönelik olarak göstermelik bir kaç söylem dışında en yetkili ağızlardan ahır suçlama ve hakaretler her dem her saat hafızalarda yerini almaktadır.
Gerek CHP’nin gerekse diğer Tüm istisnasız tüm siyasi partilerin hiç biri söylem dışında yüreklilikle ve açıkça tüzüklerinde, meclis çalışmalarında, yasal düzenlemelerde Aleviliği ve Alevileri Savunmaz savunamazlar,
Çünkü.;
Onlarda biliyorlar ki ne Aleviler nede Alevilik onların maşaları, kuklaları değildir ve olmazlar.
Ama, Alevilerin ırksal, kimliksel tavır ve tutumları yoktur olmaz da bu nedenle duygusal zeka ile vitrine oynamayı beceren adları ne olursa olsun, kalmayı basan, tehdit edenler soluğu satılmış ya da kullanılan Cem evi ve yönetenlerin yanında veya düşkün DEDE,PİR - lerin yanında Hz Ali önünde fotoğraf çektirmekle arındıklarını ve Alevileri sevdiklerinin iki yüzlülüğünü sergilemekten ,ve bu satılık güruhunda yemleri kesilmesin diye yanlarında yer almaktan imtina etmeyeceklerini çok iyi biliyorlar.
Sonuç..;
Tarihlerden beri, her din, her devlet kendi içimizde bulunan Satılmış Düşkün Yönetici ve DEDE-PİR'leri bulmakta zorlanmayacakları ve istedikleri gibi hakaret tehditler savurup bir sığınma limanında rahata ereceklerini ve bunu müteakip oy deposu olarak kullanılacakları gerçeği göz ardı edilmemelidir.
Onlar tehdit ve hakaretleri den sarf-ı nazar etmezler amma biz Alevilerin en azından hukuki haklarımızın ve insan haklarının bilincinde olmamız ciheti ile Yem olmamak ve oy deposu olmaktan arınmamız gerekmektedir…
Yorumlar
Kalan Karakter: