21. yy'da insan mı yoksa insan müsveddesi siyasi kimlik-li-siz kişiliklerin revaç yaptığı ancak kendi kendilerini tanımaktan da yoksun olunduğu bu zaman diliminde bukalemunluk az bile kalır.
Normal yaşamında ne idiğü belli olmayan kendini reklam panolarındaki afişler ile görsele çıkartmaya çalışanların, bir şekilde gerek arka perdedeki patronları gerek İşbirlikçi Feodal derebeyleri veya kapitalizmin uşaklığını yapan sözde dindar, demokrat yada milliyetçi gibi gösteren ama gerçekte kimliği belli olmayan ideolojisiz kimliksiz ve bir o kadarda insanlıktan haktan hukuktan yoksunların, ne şartlarda ve hangi entrikalarla sözde seçilerek meclise kapak atmaları o kişileri kişilik ideoloji veya inançlı insan yapmaz yapmıyorsa.
Zır cahil, ömründe analiz nedir, felsefe nedir empati nedir bilmeyen ama has bel Kader lise veya satın alınma diplomalarla üniversite mezunu olanların yaptığını kalkıp toplumsal zeka veya toplumsal okuma olarak adl etmek o topluma o ülkeye ve inançlarına saygısızlık olur, amacımız kimsenin inancı felsefesi veya dili ile onları eleştirmek değil , sadece yargılamak yerine sorgulamak, hakaret yerine empati yapmalarını sağlamak, red ve öteki yapmak yerine iğneyi kendilerine batırmalarını salıklamak olduğu için sözümüz ortayadır. Herkes payına düşeni alıp üzerine giymekte serbesttir.
Bir ülkenin meclisinde bir şehrin STK’sında, bir ailenin toplantılarında kişiler tavır ve davranışları konuşma ve jest mimikleri ile kendilerini ele verirler, hele bu tavırları ile söylemleri yani daha basit ifade ile eylem ve söylemleri biribirinize örtüşmüyorsa işte o kişi artık çoksa hesaba katılmaz, dikkate alınmaz amma gel gör ki, çağımızda bu tür karakter ölçümleri karakter, empati, dürüstlük ve sadakat yerine düzenbaz, tüccar ve mekana göre renk verme çıkar ve bol kepçe içi boş çene çalmaktan ibaret vitrinlere oynamak olduğu için, kişinin söylemlerinin sonrasında gelecek reaksiyon veya tepkinin hiç de önemi yok çünkü nasıl olsa bir aklama merkezi bir sahiplenen satılmış STK yada sahiplik yapacak bir yığın yalaka medya, düzenbaz idareci, Başkan, Hoca, Dede vs bulunur.
Hem hedef gösterip hem de peşi sıra hedefe koyduğunuz alanın içine gidip orada pişmiş kelle gibi sırıtarak, (özür dilemek yerine) bakın ben hem söylerim hem korunurum havasına girip hem kendiniz çelişmek hem de hakaret ettiğiniz hedefe koyduğunuz kitleye dahil ( yardım istemek ) olmak ve onlarında yüzünüze tükürmek yerine sizinle aynı karede olmalarını sağlamak ne kadar bayağı ne kadar basit ve ne kadar bilgi yoksunu insanlıktan inançtan yoksun olduğunuzun göstergesi olur ,değil mi..?
Ya olduğunuz gibi yada göründüğünüz gibi olmak çok mu ağır çok mu zor..! Ama evet zor neden mi, aldığınız diploma, aldığınız eğitim ve aldığınız bilgiler sizlere bunları vermemiş verememiş yada size iki beden büyük gelmiş olabilir mi..?
Lütfen önce insan olmayı empati yapmayı, iğneyi kendinize batırmayı, öğrenin ve lafın ağzınızdan çıkana kadar sizin esiriniz yani hakimiyetiniz altında olduğu ancak ağızdan çıktıktan sonra sizin o sözün cümlenin esiri yani hakimiyeti altında olduğunuzu unutmayın. 5. yy'da İslamiyet Ortadoğu'ya hakim olmadan önce Mekke'de yaşayan halkların inançları gereği LAT MANAT UZZA ve HUBBEL isimli putlarının olduğunu ve bunlardan HUBBEL' en ait birde ZEKKER' in bulunduğu heykellerin ( putların ) olduğu ve bunlara inanıldığı tapınıldığı çünkü, cahil insanların sadece duymak ve eski örf adetleri üzere inandıkları ve yaşadıkları ama yeni bir ufkun inceleme sorgulama anlatım ve Ufuk açılınca vaz geçerek o ZEKKER' in ne olduğunu bilince kendi yaptıklarından utanan mahcup olan cahiliye insanları gibi olmayalım, çağımız ZEKKER'en tapınma ve onun arkasından gitme çalgı değil, ilim bilgi İrfan, insanlık ve Barışın üstünlüğünün sağlanması gereken bir çağ olduğunu unutmadan evrimleşme yenilenme düzelme çalgıdır.
Aşk ile
Yorumlar
Kalan Karakter: